Ali Rıza Bilal

Sporcu

Biyografi

Ali Rıza Bilal, 2 Nisan 1966 tarihinde tarihi ve büyüleyici İstanbul şehrinde dünyaya gözlerini açmıştır. Spor serüvenine daha çocuk yaşlarda, sadece 5 yaşında jimnastik ile adım atmış; zamanla bu tutku onu ortaokul yıllarında basketbola yönlendirmiştir. Ancak, kader onu başka bir yolda, kürek sporuyla buluşturmuştur.

Bu spor dalında 18 yıllık zorlu ve azimli bir kariyere imza atmıştır. Bu süre zarfında Türkiye ve Balkan Şampiyonalarında birçok kez zafer kazanarak adını duyurmuş; Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği üçüncülükle Türkiye’nin kürek branşındaki ilk madalyasını ülkesine kazandırmayı başarmıştır. 1991 yılında, İspanya’da gerçekleştirilen Dünya Gençler Kürek Şampiyonası'nda tek çifte dalında beşinci olarak uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekmiştir. 1992 Yaz Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil eden ilk Türk kürekçi olarak tarihe geçerken, bu alandaki öncülerden biri olma unvanını kazanmıştır.

Aynı yıl içerisinde, Glasgow’da düzenlenen Dünya Ümitler Kürek Şampiyonası’nda, Türkiye’yi temsil eden iki kürekçiden biri olarak tek çifte dalında üçüncülük elde etmiştir. Ancak, İspanya'nın Barselona kentinde düzenlenen Yaz Olimpiyatları’nda yarış sırasında yaşadığı talihsiz bir olay sonucu, koşunun 1000. metresinde fenalaşarak suya düşmüştür. Kürek sporunun yanı sıra doğa sporlarına olan ilgisi de dikkat çekici.

2008 yılında Patagonya'da düzenlenen Ekspedisyon Macera Yarışı Dünya Şampiyonası'nda, takımıyla birlikte üçüncülük elde ederek büyük bir başarıya imza atmıştır. 2010 yılında triatlon sporuna yönelerek toplamda 5 Ironman, 30’dan fazla Half Ironman ve 5 Extreme Full Triathlon yarışına katılmıştır. Ali Rıza Bilal, spor ve sağlık kulüplerinin yönetimi konusunda 23 yılı aşan bir deneyime sahiptir.

Bu süre zarfında Türkiye'nin en büyük fitness ve sağlık kulüplerini başarıyla yönetmiş, spor organizasyonları için yenilikçi fikirler geliştirmiştir. 22 Kasım 2024 tarihinde Güney Kutbu’nda Messner Rotası’nda -40°C’ye varan zorlu soğuk şartlarında 1000 kilometrelik bir yolculuğu 51 günde tamamlayarak Türk bayrağını Güney Kutbu’na taşıyan ilk Türk olma başarısını göstermiştir. Bu olağanüstü başarıyı tek başına, hiçbir yardım almadan elde etmiştir.

Yürüyüşünün sonunda, Güney Kutbu’na ulaşarak Türk bayrağını zirveye dikmiş ve orada çektiği fotoğrafı dünya ile paylaşarak bu tarihi anı ölümsüzleştirmiştir.