Françoise Bettencourt Meyers

İş İnsanı

Biyografi

Françoise Bettencourt Meyers, 10 Temmuz 1953 tarihinde Fransa'nın şık banliyösü Neuilly-sur-Seine'de dünyaya gözlerini açmıştır. Zengin bir ailenin tek çocuğu olarak büyüyen Françoise, ünlü kozmetik markası L'Oréal'in kurucusu Eugene Schueller'in torunudur. Babası André Bettencourt ve annesi Liliane Bettencourt, onun lüks bir yaşam sürmesine olanak tanımış olsalar da, Françoise, bu ayrıcalıklı ortamda bile mütevazı bir yaşam tarzını benimsemiştir.

Çocukluğunda, fidye için kaçırılma korkusuyla evde eğitim almak durumunda kalan Françoise, bu süreçte piyano çalmaya olan tutkusunu keşfetmiştir. Paris'teki Marymount Okulu'nda ünlü müzik pedagogu Yvonne Lefebure'den aldığı derslerle piyano yeteneklerini geliştirmiştir; evinde ise iki kuyruklu piyano hâlâ onun müzikal mirasını simgelemektedir. Eğitim hayatına devam ederken, Stanford Üniversitesi'nde işletme, ekonomi ve sanat alanlarında kapsamlı bir eğitim alarak akademik kariyerine yön vermiştir. L'Oréal, 1909 yılında Eugene Schueller tarafından kurularak güzellik dünyasında devrim yaratmış; 1957 yılında Schueller'in vefatından sonra bu miras, kızı Liliane Bettencourt'a geçmiştir.

Liliane Bettencourt'un 2017 yılında hayatını kaybetmesi sonrasında, Françoise Bettencourt Meyers, L'Oréal'in yönetim kurulu başkanlığına getirilmiş ve 2022 yılı itibarıyla 94.9 milyar dolarlık bir net değerle dünyanın en zengin kadını unvanını kazanmıştır. İş dünyasındaki başarılarının yanı sıra, yazarlık tutkusunu da ihmal etmemiştir. 'İncil'e Bir Bakış' isimli beş ciltlik eseri ve Yunan mitolojisi üzerine kaleme aldığı eserler, onu edebi dünyada da tanınan bir figür hâline getirmiştir.

Françoise, evliliği sırasında Katolik inancını bırakıp Yahudi inancını benimsemiştir. 1984 yılında Jean Pierre Meyers ile evlenmiş ve bu birliktelikten iki oğlu olmuştur; aile değerlerini çocuklarına da aktarmayı önemsemektedir. 2019 yılında Paris'teki Notre Dame Katedrali'nde meydana gelen yangın sonrası, katedralin onarımı için 226 milyon dolar bağışta bulunarak toplumsal sorumluluk bilincini bir kez daha gözler önüne sermiştir.