Biyografi
Necip Fazıl Kısakürek, 20. yüzyıl Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak tanınır. Şair, yazar, oyun yazarı, gazeteci ve düşünür kimlikleriyle Türk kültür ve edebiyatında derin izler bırakmıştır.
Hem şiir hem de düzyazı türünde verdiği eserlerle edebiyatımıza katkı sağlamış; özellikle dini, felsefi ve toplumsal meselelerdeki görüşleriyle bir dönemin fikir hayatını şekillendiren isimlerden biri olmuştur. Necip Fazıl, yaşamı boyunca sanatını bir inanç ve mücadele aracı olarak görmüş; kalemiyle kitlelere hitap eden bir fikir lideri olmayı başarmıştır. 26 Mayıs 1904’te İstanbul’un Çemberlitaş semtinde doğan Necip Fazıl, köklü ve kültürel açıdan zengin bir ailede büyümüştür.
Eğitim hayatına Fransız Papaz Mektebi’nde başlayan Necip Fazıl, ardından Amerikan Koleji ve İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenim gördü. Ancak, onu en çok etkileyen eğitim kurumu, 1921 yılında girdiği Darülfünun Edebiyat Fakültesi oldu. Burada dönemin önde gelen edebiyatçıları ve düşünürlerinden dersler aldı.
1924’te Paris’e giderek Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümü’ne kaydoldu. Paris yılları, onun hayatında hem sanatsal hem de kişisel anlamda önemli bir dönüm noktasıydı. Necip Fazıl’ın edebiyata olan ilgisi, çocukluk yıllarından itibaren kendini gösterdi.
İlk şiirlerini lise yıllarında kaleme aldı ve 1923 yılında, daha 19 yaşındayken, dönemin önemli edebiyat dergilerinde yayımlanmaya başladı. 1925’te yayımlanan ilk şiir kitabı “Örümcek Ağı”, onu genç yaşta tanınan bir şair haline getirdi. 1928’de yayımladığı ikinci kitabı “Kaldırımlar”, Necip Fazıl’ı edebiyat dünyasında zirveye taşıdı.
Bu kitap, onun yalnızlık, ölüm ve varoluş temalarını işlediği, kendine has üslubuyla dikkat çeken şiirlerini içeriyordu. 1934 yılında tanıştığı Nakşibendi tarikatı şeyhlerinden Abdülhakim Arvasi ile yollarının kesişmesi, onun manevi ve düşünsel dünyasında köklü bir değişime neden oldu. Bu karşılaşmadan sonra Necip Fazıl, Batı kaynaklı modernist ve bireyselci bakış açısını terk ederek İslami düşünceye yöneldi.
Manevi dönüşümü, onun hem kişisel hayatını hem de edebi kimliğini derinden etkiledi. Necip Fazıl, bu dönemden itibaren eserlerinde dini ve tasavvufi temaları ön plana çıkarmaya başladı. Şiirleri, artık bireysel sancıların ötesine geçerek insanın yaratıcıyla olan ilişkisini, ölüm ötesi hayatı ve toplumsal meselelere dair eleştirilerini ele alan bir yapıya büründü.
Necip Fazıl, Türk edebiyatında hem modern hem de geleneksel unsurları bir araya getiren özgün bir şair ve yazar olarak öne çıkar. 1943 yılında kurduğu Büyük Doğu Hareketi, İslami değerleri savunan, Batı’nın modernist anlayışına karşı çıkan bir ideolojik çerçeveye sahipti. Necip Fazıl, Büyük Doğu dergisi aracılığıyla düşüncelerini geniş kitlelere ulaştırdı.
25 Mayıs 1983’te İstanbul’da hayata veda etti. Ancak geride bıraktığı eserleri ve fikirleri, onu Türk edebiyatında ölümsüz kıldı.
Vefat Bilgisi
Erenköy, İstanbul