🗓️

19 Mayıs Doğum Günleri

Bugün Doğanlar: 19 Mayıs

Burç: Boğa

Kararlı, Güvenilir, Sadık

Bu Tarihte Doğan Ünlüler

Mustafa Kemal Atatürk

Politikacı

19 Mayıs 1881

Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1881 tarihinde Selanik'te dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta askeri bir eğitim alarak, kariyerine adım atan Atatürk, 1905 yılında Harp Akademisi'nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından, çeşitli askeri görevlerde deneyim kazanarak, stratejik yeteneklerini geliştirdi. 1911 yılında Trablusgarp Savaşı'na katılması, onun askeri kariyerinde önemli bir dönüm noktası oldu; burada sergilediği üstün başarılar, onu ulusal bir kahraman haline getirdi. 1919 yılında, Türk milletinin kurtuluşu için Kurtuluş Savaşı'nı başlatan Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atarak, bir ulusun yeniden doğuşuna öncülük etti. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'i ilan edip, Türkiye'nin ilk Cumhurbaşkanı olarak göreve başladı. Atatürk, modern Türkiye'nin inşasında büyük bir rol oynayarak, eğitimden hukuka, kadın haklarından toplumsal reformlara kadar birçok alanda köklü değişiklikler gerçekleştirdi. 10 Kasım 1938'de İstanbul'da hayata veda eden Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü simgesi olarak kalmaya devam etti. Hem yurt içinde hem de uluslararası arenada tanınan bir lider olarak, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma hedefiyle, Türkiye'yi ileriye taşıyan bir vizyoner olarak hatırlanmaktadır. Atatürk, sadece bir askeri lider değil, aynı zamanda bir düşünce ve devrim adamıdır. Türk halkının kalbinde sonsuza dek yaşayacak bir miras bırakan Atatürk, her zaman özgürlük ve bağımsızlığın savunucusu olarak anılacaktır.

Adil Karaismailoğlu

19 Mayıs 1969

Adil Karaismailoğlu, 19 Mayıs 1969 tarihinde Trabzon'da doğmuştur. Trabzon Lisesi'ni tamamladıktan sonra, üniversite eğitimini Karadeniz Teknik Üniversitesi Makina Mühendisliği bölümünde almıştır. Yüksek lisansını ise Bahçeşehir Üniversitesi'nde Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi alanında yapmıştır. 2002 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde çeşitli görevlerde bulunmuş, 16 Kasım 2009 tarihinde Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü'ne atanmıştır. 23 Temmuz 2014 tarihinde Ulaşım Daire Başkanlığı görevine getirilmiş ve İstanbul genelinde birçok ulaşım projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlamıştır. Temmuz 2016'da Başbakanlık Toplu Konut İdaresi'nde İstanbul Emlak Dairesi Başkanlığı görevine atanmış, 26 Nisan 2018 tarihinde ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nda ulaşım, çevre ve teknoloji yatırımlarından sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirilmiştir. 31 Mart 2019 tarihinde Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak seçilmesinin ardından, 28 Haziran 2019'da genel sekreter yardımcılığı görevinden istifa etmiştir. Eylül 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcılığı'na atanmış, 28 Mart 2020 tarihinde ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanı olarak atanmıştır. 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Türkiye genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nden Trabzon milletvekili seçilmiştir. 3 Haziran 2023 tarihinde Bakanlık görevinden alınmış ve yerine Abdulkadir Uraloğlu atanmıştır.

Nükhet Duru

Oyuncu

19 Mayıs 1954

Nükhet Duru, 19 Mayıs 1954 tarihinde Niğde'nin Bor ilçesinde doğmuştur. Müzik kariyerine genç yaşta başlamış ve Türk Pop Müziği'nin önemli isimlerinden biri haline gelmiştir. 11 yaşında ailesinin boşanması sonucu yaşadığı travma, onun hayatında derin izler bırakmış ve bir süre felç geçirmiştir. Ancak bu zorlu süreçten sonra müziğe yönelmiş ve yeteneği ile dikkat çekmiştir. 1971 yılında profesyonel müzik kariyerine Florya Deniz Kulübü'nde solist olarak başlamış, 1974 yılında ilk 45'lik plağını çıkarmıştır. 1977'de 'Bir Nefes Gibi' adlı albümünü yayımlamış ve müzik kariyerinde önemli bir çıkış yakalamıştır. 1978 yılında Seul Şarkı Yarışması'nda en iyi icra ödülünü kazanmış, 'Melankoli', 'Ben Sana Vurgunum' gibi şarkılarıyla geniş bir hayran kitlesi edinmiştir. 1980'li yıllarda 'Benim Yolum' albümü ile büyük başarı kazanmış, birçok önemli sanatçı ile işbirlikleri yapmıştır. Nükhet Duru, müzik kariyerinin yanı sıra tiyatro ve televizyon projelerinde de yer almış, çeşitli müzikallerde rol almıştır. Kendi adını taşıyan albümü ile eski başarılı günlerine geri dönmüştür. Özel hayatında iki evlilik yapmış ve Cem Masis adında bir oğlu vardır. Sanatçılığı kadar renkli kişiliği ile de dikkat çeken Duru, iş kadınlığına da yönelmiş ve bir güzellik merkezi açmıştır. 2015 yılında 'Benzemez Kimse Sana' adlı programda jüri üyeliği yapmaya başlamış, 2016 yılında 'İstanbulname' adlı müzikalde rol almıştır. Nükhet Duru, müzik kariyerine 24 albüm, sayısız televizyon ve radyo programı, birçok konser ve tiyatro çalışması sığdırmıştır.

Natalia Oreiro

Şarkıcı

19 Mayıs 1977

Natalia Oreiro, 19 Mayıs 1977 tarihinde Montevideo, Uruguay'da doğmuştur. 48 yaşında olan Oreiro, pop şarkıcısı, dizi oyuncusu ve sinema oyuncusu olarak tanınmaktadır. Müzik kariyerinin yanı sıra, rol aldığı dizilerle de adını duyurmuş, reklam filmlerinde de yer almıştır. Ailesi, Natalia'nın güzelliğini fark ederek onu 8 yaşında tiyatro kurslarına göndermiştir. 12 yaşında ilk reklam filminde rol almış ve Coca-Cola, Pepsi gibi ünlü markaların reklamlarında yer almıştır. 16 yaşında Arjantin'e taşınarak burada MTV'de VJ olarak çalışmaya başlamıştır. 1995 yılında 'Dulce Ane' adlı dizide rol almış, ardından 1996 yılında '90-60-90 modelos' ve 1997 yılında 'Ricos y Famosos' dizilerinde önemli roller üstlenmiştir. 1998 yılında ilk albümü 'Natalia Oreiro' ve ilk single'ı 'Cambio Dolor'u çıkarmıştır. 'Muñeca Brava' adlı televizyon dizisi ile büyük bir çıkış yakalamış ve bu dizi Arjantin'de büyük bir hit olmuştur. Bu başarıları sayesinde Arjantin'in Emmy Ödülü sayılan Martín Fierro Ödülü'ne iki kez aday gösterilmiştir. 2000 yılında E! Entertainment Television tarafından 'Yılın Ünlü Kişisi' ödülüne layık görülmüştür. İkinci albümü 'Tu Veneno' 2000 yılında, üçüncü albümü 'Turmalina' ise 2002 yılında piyasaya sürülmüştür. 31 Aralık 2001 tarihinde, uzun süreli sevgilisi Ricardo Mollo ile evlenmiştir. Eşi, Arjantinli rock grubu Divididos'un lideridir.

20 Mayıs Doğum Günleri

Aysun Kayacı

Oyuncu

20 Mayıs 1979

Aysun Kayacı, 20 Mayıs 1979 tarihinde İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dolu Üsküdar ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta, mankenlik dünyasına adım atan Kayacı, sadece 15 yaşında fuar standlarında yer alarak bu sektördeki ilk deneyimlerini kazanmaya başladı. Aysun'un ailesinin hayat hikayesi de bir o kadar ilginçti; annesi temizlik işlerinde çalışırken, babası balıkçılık yapıyordu. İki kız kardeşten biri olan Aysun, aile dinamiklerinin zorluklarını erken yaşta deneyimledi; zira ailesinin boşanması hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. 1997 yılında, Elite Model Look yarışmasını kazanarak mankenlik kariyerine hızlı bir başlangıç yaptı. Bu başarı, onu sadece podyumlarda değil, aynı zamanda televizyon dünyasında da tanınan bir isim haline getirdi. İlk oyunculuk deneyimini 'Zehirli Çiçek' dizisinde yaşarken, yetenekleri ve karizmasıyla dikkatleri üzerine çekti. 2004 yılında MGD Altın Objektif Ödülleri'nde 'Yılın En İyi Mankeni' ödülünü alarak, kariyerinde önemli bir adım daha attı. Aysun'un oyunculuk yolculuğu, 'Çat Kapı', 'Doktorlar' ve 'Sessiz Gemiler' gibi popüler dizilerle devam etti. Ayrıca, 'Kısık Ateşte 15 Dakika' adlı sinema filminde şarkıcı karakterine hayat vererek yeteneklerini daha da geniş bir yelpazeye yaydı. 2007-2008 yıllarında Pepsi Max reklamında yer alarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı. 2012 yılında Londra'da bankacı Efe Kapancı ile hayatını birleştiren Aysun, daha sonra Dubai'ye taşınarak yeni bir sayfa açtı. Evliliği süresince ve kariyeri boyunca birçok tartışmanın merkezinde yer aldı. Özellikle bir televizyon programında yaptığı bir yorum sebebiyle sert eleştiriler aldı ve dava süreçleriyle gündeme geldi. Aysun Kayacı, mankenlik ve oyunculuk alanındaki başarılarıyla adından sıkça söz ettirirken, aynı zamanda yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklarla da güçlü bir kadın imajı çizdi. Hem podyumda hem de ekranlarda kendine sağlam bir yer edinmeyi başaran Aysun, kariyerinde birçok başarıya imza atmış bir isim olarak anılmaktadır.

Balzac

Yazar

20 Mayıs 1799

Doğum Tarihi: 20.Mayıs.1799 Ölüm tarihi: 18.Ağustos.1850 Balzac kaç yaşında öldü : 51 Meslek: Yazar , Tiyatro Yazarı Doğum Yeri: Tours, Fransa Ölüm Yeri: Paris, Fransa Fransız roman ve oyun yazarı. 19.yüzyıl Avrupa edebiyatında " realizm "in yaratıcısı ve klasik roman tekniğinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. Oldukça üretken bir yazar olan Balzac, yaşamı boyunca yüzün üzerinde roman, kısa hikaye ve oyun kaleme almış; tüm eserleri, Dante 'nin " The Divine Comedy "sinden esinlenilerek, " La Comedie Humanine " ( İnsanlık Komedisi ) adı altında dünyaca ünlü bir kitapta toplanmıştır. Küçük ve orta dereceli Fransız burjuvazisini ve toplum geleneklerini ince bir ironiyle hicvettiği birçok eseri "dünya klasikleri" arasına girmiş; bir roman üstadı olarak, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Böylesine büyük edebi yeteneğine ve üretkenliğine rağmen, yaşamı boyunca borç içinde yaşamış; öldükten sonra üne kavuşmuştur. Balzac dört yaşına kadar, Saint Cyr adındaki bir köyde bulunan bir yetimhanede büyüdü. O dönemin Fransa'sında pek de sık rastlanılmayan bir durumdu bu. Dört yaşında ailesinin himayesine geri verildi ve ilköğrenimine başladı. Babasının eğitim konusundaki titizliği nedeniyle, oldukça donanımlı bir öğrenim hayatı geçirdi. İlk olarak College de Vendome'a gitti. Honore de Charlemagne lisesinin ardından Sorbonne Üniversitesi 'nde hukuk okudu. Bu mesleği, sadece babasının isteği üzerine seçen Balzac, mezun olduktan sonra bir süre, hukuk bürolarında staj yaptı. Asıl merakı, edebiyat ve yazarlık olan Balzac, başkentte bulunduğu süre içerisinde sanat ve edebiyatla tanışmış; bu alandaki yeteneğinin farkına varma fırsatını yakalamıştı. Nitekim, 1819 yılında ailesi, finansal sorunlar nedeniyle küçük bir kasaba olan Villeparisis 'ye taşınma kararı aldığında, yazar olmak isteğini ilk defa açıkça dile getirdi. Elbette ailesiyle, geleceği konusunda fikir ayrılığına düşmesinin tek nedeni, meslek seçimi değildi. Balzac, ihtilal dönemi Fransa'sında esen Saint-Simon Akımı 'nın etkisine kapılmıştı ve siyasi düşüncesi de buna bağlı olarak sol ideolojilere meyilliydi. Bu durum yazarın, koyu bir liberal olan babasıyla ters düşmesine ve ailesinden gittikçe uzaklaşmasına yol açtı. Böylece sefalet ve yalnızlıkla geçecek bir hayata merhaba diyerek ailesinden ayrılıp hayallerinin peşine düşen Balzac, Paris'e geri döndü ve Arsenal Kütüphanesi yakınlarında, pejmürde bir oda kiraladı. Birkaç yıl sonra, E.T.A. Hoffmann 'dan esinlenerek kaleme alacağı, " La Peau De Chargin " ( 1831 ) adlı kitabında, bu odayı ve orada geçirdiği günleri, fantastik bir öykü halinde anlatacaktı. Yazarın ilk çalışması, 1820 yılında kaleme aldığı " Cromwell " adlı trajik bir tiyatro oyunuydu ve kendi ailevi sorunlarının onun üzerinde bıraktığı etkilerin izlerini taşıyordu. Çünkü ileri görüşlü ve ihtilalci bir baba ile, kocasından 19 yaş küçük ve içine kapanık bir annenin mutsuz evliliği, yazarın karamsar bir aile ortamında yetişmesine neden olmuştu. Bu yapıtın başarısızlığının ardından Balzac roman türüne yönelerek, 1822 'ye kadar, farklı takma isimlerle, romantizme karşı hicivsel bir tavır içeren birkaç eser kaleme almış olsa da, edebiyat çevrelerine kendini bir yazar olarak kabul ettirebilme fırsatını yakalayamadı. Bu yoksul yaşamına üzülen ailesinin, özellikle de babasının baskılarına rağmen, edebi kariyerini sürdürme niyetinde olan Balzac, ancak yazarak kişisel bir başarıya ulaşabileceğini düşünüyordu. Bunun yanı sıra, asgari ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda olduğu için, bir yandan da ticarete soyundu ve bir yayımevi açtı. Çok fazla iş alamayan bir de matbaa satın aldıysa da, bu ticari faaliyetlerinde başarı sağlayamadı ve ağır bir borç yükü altına girdi. Malesef, yazarlıkta gösterdiği beceriyi iş yaşamında sergileyemeyerek hayatı boyunca bu tür borçlarla uğraşmak zorunda kaldı. 1825 yılında, kötü giden evliliğinin ardından terk edilen ve depresyona giren kızkardeşi Laurance'i kaybeden Balzac, her ne kadar aşka olan inancını tamamen yitirse de, ona hayatın anlamını yeniden geri kazandıracak kişi olan Madame Laure de Benry 'le tanıştı ve ona aşık oldu. Karamsarlığı, içe kapanıklığı ve toplum yaşamına karşı tepkisel duruşuyla a-sosyal bir kişi haline gelmiş olan yazarın yaşamında, bir kadının üstlenebileceği ne kadar anlam varsa hepsinin yerini tutacak olan bu kadın, Balzac'ın manevi açlığını doyurmasının yanı sıra, maddi anlamda da tek destekçisi haline geldi. Onu toplumla barıştırmaya çalıştı. Kendisinden yaşça çok büyük olan kontes, " Vadideki Zambak "taki Madame de Mortsauf ve " Sönmüş Hayaller "deki Madame de Bargeton gibi pekçok kadın kahramanın ilham kaynağı olacaktı. Ancak özel hayatı ile başarısız ticari deneyimleri arasında bir denge kuramayan yazar için kişisel yargılamaya dayalı bir dönem başlayacak ve bu duygularını ileride kaleme alacağı romanlarındaki karakterlere yansıtacaktı. Artık 29 yaşına gelmiş olan Balzac, kariyeriyle ilgili çalışmalarında halen bir ilerleme kaydememişti. Bu dönemde, kendisini misafir etmek isteyen General de Pommereul 'un davetine icap etti ve yeni romanı için araştırma yapmak amacıyla, generalin Brittany 'de bulunan Fougeres 'deki evinde, kısa bir süre kaldı. 1829 yılında, Sir Walter Scott 'un yaşam tarzıyla ilgili tarihsel bir çalışma olan " La Dernier Chouan "ı ( Köylü İsyanı ya da Şuanlar olarak bilinir) yayımladı (sonradan " Les Chouans " olarak anılmaya başlandı). İlk defa kendi ismini kullanan Balzac, bu kitapla birlikte yavaş yavaş edebi çevrelerinin dikkatini çekmeye başladı. 1830 ile 1832 yılları arasında, altı adet kısa hikaye kaleme aldı ve bunları " Scenes De La Vie Privee " ( Özel Yaşamdan Sahneler ) adlı bir kitap altında biraraya getirdi. Evlilik kurumunu sorguladığı ve bilhassa bayan okurların dikkatini çeken bu çalışma, ilk olarak La Presse 'de yayımlandı. Ardından, Le Voleur adlı gazetede, "Paris Mektupları" adını verdiği köşesinde, siyasi temalı fıkralar kaleme almaya başladı ve böylece dönemin popüler mesleklerinden sayılan gazeteciliğe de adım atmış oldu. Gizem öğeleri içeren yazılarla ilgilenen Madam Balzac'ın, oldukça ağır bir hastalığa yakalanmasından sonra, bu gizem merakı, Balzac'ı da etkisi altına aldı. Jacob Boehme ve Swedenborg 'ün çalışmalarını incelemeye başlayan ünlü yazar, Sorbonne'da, Anton Mesmer 'in " hayvan manyetizması " derslerini de takip etti. Bu dönem tüm bu yaşadığı olayların, öğrendiği ve okuduğu derslerin etkileri " La Peau De Chargin " adlı eserinde açıkça hissedilmekteydi; çünkü kitabın baş kahramanı, başarıya ulaşmak için sihirli güçler kullanıyordu. Felsefi öğeler de içeren roman, yazarına alışkın olmadığı maddi bir kazanç getirdi ve Balzac, o zaman için hatırı sayılır bir meblağ olan 5000 Franklık gelir elde etti. 30'lu yaşlarını süren Balzac'ın kariyer grafiği artık çıkışa geçmişti. Edebi çevrelerce tanınır hale gelmiş ve entellektüel ortamlarda boy gösterir olmuştu. Elde ettiği bu başarıyı ve çok sevdiği bohem hayatının avantajlarını kaybetmek istemeyen yazar, olağanüstü bir çabayla kendini yazmaya adadı. Bedeninin kaldırabileceğinin çok üstünde bir performans sergiledi ve 1832 yazında aklını kaybetmenin eşiğine geldi. Bu dönemde kaleme aldığı, " Louis Lambert " adlı otobiyografi niteliğindeki romanında, sözkonusu depresyonun etkileri hissedilmekteydi. 1833 'de Balzac, yazdığı tüm romanları biraraya getirmeye karar verdi. Böylece, birbirinin tamamlayıcısı haline gelecek olan bu romanlar, üzerinde durduğu toplumsal konuları tam anlamıyla ifade edebilecekti. Doksan kadar roman ve kısa hikayeyle birlikte, ikibin kadar karakterden oluşacak seri sayesinde, yazarın, Fransız burjuvazisinin alışkanlıkları, atmosferi, gelenekleri ve yaşam tarzı ile ilgili çizdiği tablo net bir şekilde görülebilecek ve idrak edilebilecekti. Bu büyük planı için büyük bir enerji ve hırsla çalışmaya koyulan Balzac, yine ağır bir borç yükünün altına girdi ve kurtuluş için yeniden, finansal kaynak getirmesini umduğu birtakım ticari faaliyetlerde bulundu. Bir defasında, Sevres 'de bulunan Ville d'Avray 'daki evinde ananas yetiştirip satmaya çalıştı. Ancak hiçbir çabası onu başarıya götüremedi ve iki yıl sonra, alacaklılarından kaçmak zorunda kalarak, hizmetlisi Madame de Brugnolle'nin adı altında kimliğini gizledi. 1835 yılında, " La Chronique de Paris " adlı bir gazeteyi satın alan Balzac, yeniden hırsla yazmaya koyuldu ve bir dünya klasiği olan " Vadideki Zambak ", bu dönemin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Yoğun çalışma temposuyla kendini çok fazla yıpratan yazar, kitabın yayımlanmasının ardından bir kalp krizi geçirdi. Sonrasında ise, hayatının önemli bir bölümüne damgasını vurmuş olan Madame de Berny'yi kaybederek büyük bir sarsıntı yaşadı. Tüm bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra, finansal sorunlar yüzünden gazetesi de iflas edince, yayıncısı Bulloz ile arası bozuldu ve böylece ertesi yıla kadar gazeteciliğe ara verdi. 1834 'den 1837 yılına kadar süren çabaları sonucunda, 12 ciltlik 3 bölümden oluşan, eski ve yeni eserlerini biraraya getirdiği kitabını tamamladı. İlk bölümde, toplumsal hayatın farklı yönlerini, insan hayatı üzerinde belirleyici rol oynayan örfler, adetler ve gelenekler çerçevesinde ele aldı. İkinci bölümde, bu konuya felsefi bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve farklı açılımlarda bulunuyordu. Üçüncü ve son bölümde ise, insan doğası ve kitlesel davranış biçimleri hakkında çözümleyici, analitik sonuçlara varıyordu. " Yaşlı Kız " adını verdiği bu ilk derleme çalışması, 1936 yılında, La Presse'de yayımlanmaya başladı. 1840 yılında, derlemeyi yeniden düzenledi ve Dante'nin "The Divine Comedy" adlı eserinden ilham alarak, hepsi için ortak, birleştirici bir isim koydu: " La Comedia Humanine " ( İnsanlık Komedisi ). 1842 'de kaleme aldığı " The Human Society "de, Geoffroy Saint - Hilaire 'nin hayvan krallığı ve beşeri topluma özgü teorilerinin etkisinde kalarak, karşılaştırmalı bir bakış açısı ortaya koydu. Ona göre, insanoğlunun yaşam tarzı ve buna hükmeden gelenekleri çok çeşitli özelliklere sahipti ve yöreden yöreye, toplumdan topluma değişiklik gösteriyordu. Bunun yanı sıra, hayvanlarda nadiren rastlanılan bir durum olmasına karşın, insanoğlunun sevgisi, dramatik çatışmalarla doluydu. Ona göre, Fransız Devrimi savunduğu adaletli ve eşitlikçi düşünceleri hayata geçirememiş; toplumsal sınıflar arasındaki ayrımı yok edememiş ve vaadettiklerinin aksine, insanları yaşadıkları çevreye yabancılaştırmıştı. Liberalizm, insanların bireyci ve bencil düşüncelerini körükleyerek ahlaki çöküşe neden olmuştu. Balzac'ın yeniden revize ettiği ve 1842 ile 1848 yılları arasında 17 cilt halinde yayımladığı "İnsanlık Komedi"sinin baş yapıtları arasında, " Le Pere Goriot " ( Goriot Baba ), " Les Illusions Perdues ", " Les Paysans ", " La Femme De Trente Ans " ve " Eugenie Grandet " yer alıyordu. Bu kitaplarda yazar, Paris'ten taşra kentlerine uzanan geniş bir perspektif içinde, farklı yaşam biçimlerini manzara ediyordu. Eski ve köklü aristoratik yapısıyla, orta-sınıf ticaretiyle, yeni refah politikalarıyla, profesörleriyle, memurlarıyla, genç entellektüeleriyle, suçlularıyla ve daha pekçok özelliğiyle kendini gösteren Fransız toplumunu, Paris odağında analiz ediyor ve birçok noktada eleştiriyordu. Balzac'ın romanlarında dikkati çeken önemli bir özellik, pekçok önemli karakterine, farklı romanlarında yeniden yer vermesiydi. Yirmibeş ayrı romanında görünen Henry de Massay ile Eugene Rastignac gibi öne çıkan karakterlerle neredeyse bir gönül bağı kurmuş olan ünlü yazarın, bu karakterlerini gerçek hayattan kurgulayarak romanlarına işlediği yönünde değerlendirmeler yapılmaktaydı. " Le Pere Goriot " ( Goriot Baba ) adlı ünlü romanı, ilk defa 1934 yılında, Revue de Paris 'de yayınlandı ve ertesi yıl da kitap haline getirilerek basıldı. Fransız İhtilali'nden sonraki burjuva sınıfının karamsar bir tablosunu çizen bu eser, Shakespeare 'in " Kral Lear " adlı oyununun roman türüne çevrilmiş farklı bir uyarlamasıydı. Hırslı fakat yoksul bir genç adam olan Eugene de Rastignac, egoist ve acımasız kızkardeşleri ile çocukları için herşeyini feda etmekten çekinmeyecek bir baba olan yaşlı Goriot'nun birbiriyle ilintili hikayesini anlatıyordu. Eserlerinin pekçoğunu, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu Paris'te kaleme alan Balzac, Tours yakınlarındaki Sache 'de de bir süre ikamet etti ve çalışmalarına burada devam etti. 1828 ile 1836 yılları arasında, şehir merkezine yakın, Rasathane civarındaki Cassini 'de yaşadı ve bohem hayatı sürdü. 1847 'de Rue Fortunee 'ye taşınan Balzac, bu en verimli döneminde, günde ortalama 15 saat çalışıyor ve özel olarak harmanlanmış Paris kahvesinden içiyordu. Akşam yemeğinden sonra kısa bir süre uyuyor; ardından gece yarısı uyanarak sabaha kadar yazmaya devam ediyordu. Kendini neredeyse tamamiyle yazmaya adamış olsa da, hayatın tadını çıkaracak faaliyetlere de katılıyordu. 1846 yılında yayımladığı " La Cousin Bette " ( Bette Abla ), yazarın hiç gün yüzüne çıkmamış aşk ilişkilerinden kesitler taşıyordu. Bu hikayede, Cousin Bette adlı baş kahraman, ailesi ve bir hayat kadını olan Valerie Marneffe'den, yaşadığı tüm hayalkırıklıkları için intikam almaya çabası içine giriyordu. Yazar, Madame de Berny'nin ölümüyle büyük bir sarsıntı yaşadıysa da, hayatına hükmeden tek aşkı o olmamıştı. 1832 yılındaki tanışmalarından itibaren Balzac, Polonyalı bir kontes olan Eveline Hanska ile 15 yıl boyunca mektuplaşmıştı. Hanska, yazarın, Bette Abla'daki Madame Hulot karakterinin de aralarında bulunduğu birkaç eserindeki bayan kahramanlar için esin kaynağı oldu. 1837 yılının sonbaharında, hem sağlığına yeniden kavuşmak, hem de Eveline'nin, Bartolini tarafından yapılan büstünü görmek için İtalya 'ya gitti. Bartolini'den, aynı büstten kendisine de yapmasını rica etti. 1841 'de, kontesin eşinin vefat etmesinin ardından, sevgilisiyle uzun zaman birlikte yaşama hayalleri kuran Balzac, sağlığının iyice kötüye gitmesine rağmen, 1847'de, Polonya 'ya giderek, sevgilisinin şatosunda yaşamaya başladı. 1850 yılının Mart ayında ise, Madame Hanska ile evlendi. Çift Paris'e geri döndü; ancak mutlu evlilik sadece iki yıl sürdü. 18 Ağustos 1850 tarihinde, bronşit ve kalp yetmezliğinden hayata veda eden Honore de Balzac, ardında 50'ye yakın tamamlanmamış eser bıraktı. Bunlardan en önemlisi, dünya edebiyat tarihinde oldukça değerli ve saygın bir yere sahip olan İnsanlık Komedisi'nin, 1845 yılında başladığı son revizesiydi. Yarım kalan bu çalışma, 1869 - 1876 tarihleri arasında tamamlandı ve 24 cilt halinde yeniden basıldı. Kahramanlarının kişisel özelliklerinin ve kişisel deneyimlerinin de yaşadıkları olaylardaki duruşlarını etkilediğinin altını çizerek, olaylardan ve davranışlardan ziyade, nedenler ile geçmiş üzerinde durmuş; dolayısıyla romanın Shakespeare'ı olarak kabul edilmiştir. Eleştirel düşüncelerinin ve savunduğu ideolojilerin etkisiyle, yaşama realist bir pencereden bakan yazar, romanlarında gerçekçi, tutarlı ve doğal bir üslup kullanmıştır. Kahramanları aracılığıyla, diğer insanlara karşı empati kurmuş; gözlem yeteneğinden oldukça fazla yararlanmıştır. Bu nedenle, roman türünde, realizm ve doğalcılık anlayışını edebi bir akım haline getirmiştir. TÜRKÇEYE ÇEVRİLEN ESERLERİ : Eugenie Grandet ( 1983 ) Otuz Yaşındaki Kadın ( 1963 ) Tılsımlı Deri (1943, 1968 ) Tefeci Gobseck ( 1947 - 1961 ) Terör Devrinde ( 1979 ) Köy Hekimi ( 1942 - 1979 ) Bilinmeyen Şaheser ( 1945 ) Albay Chabert ( 1944 - 1974 ) Bir Havva Kızı ( 1970 ) Onüçlerin Romanı ( 1945 ) Mutlak Peşinde (1945- 1965 ) Altın Gözlü Kız (1943) Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti (1946) Kibar Fahişeler ( 1972 ) Kötü Kadınların Parlayış, Düşüşü ( 1981 ) Vadideki Zambak ( 1941 - 1985 ) Sönmüş Hayaller ( 1949 ) Nucingen Bankası ( 1950 ) Cesar Birotteau (1945- 1964 ) Ursula Mirouet ( 1949 ) Karanlık Bir İş ( 1947 ) Esrarlı Bir Vaka (1949-1964) İki Gelinin Hatıraları (1940 - 1983 ) Modeste Mignon (1947) Köylüler (1845, 1976-1985) Kaynak:Biyografiler.com Balzac yaşıyor mu? , Balzac biyografi , Balzac hayatı , Balzac özgeçmişi , Balzac hakkında , Balzac doğum yeri , Balzac fotoğraf , Balzac video , Balzac resim , Balzac kimdir? , Balzac kaç yaşında? , Balzac nereli , Balzac memleketi , Balzac albümleri Tiyatro Oyuncusu , Sinema Oyuncusu , Yönetmen , Ses Sanatçısı

Moşe Dayan

20 Mayıs 1915

Moşe Dayan, 20 Mayıs 1915 tarihinde doğmuş ve 16 Kasım 1981 tarihinde vefat etmiş olan ünlü bir İsrailli askeri lider ve siyasetçidir. 66 yaşında hayatını kaybeden Dayan, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin dördüncü genelkurmay başkanı olarak görev yapmıştır (1953-1958). Genç yaşta, 14 yaşında, Yahudi yerleşim merkezlerini Arap saldırılarına karşı korumak amacıyla kurulan Hagana adlı yeraltı örgütüne katılmıştır. Burada, İngiliz Generali'nden gerilla savaş taktikleri öğrenmiştir. 1936-1939 yılları arasında Galile ve Jezreel Valley'de özel polis güçleri altında görev yapmış, 1939 yılında Hagana'nın dağıtılmasıyla iki yıl hapse mahkum edilmiştir. 1941 yılında tahliye olduktan sonra İngiliz ordusunda görev almış, Lübnan'da yaralanarak sağ gözünü kaybetmiştir. Bu olay, onun simgesi haline gelen siyah koruyucu gözlüğü takmasına neden olmuştur. 1948 yılına kadar Hagana'da aktif olarak görev yapmış, ardından İsrail Kurtuluş Savaşı sırasında komutanlık yapmış ve generalliğe yükselmiştir. 1956 yılında Mısır'a karşı Sina'da açılan savaşı yönetmiş, 1958 yılında askerliği bırakıp siyasete atılmıştır. Tarım bakanlığı, savaş bakanlığı ve İşçi Partisi içinde önemli görevlerde bulunmuştur. 1973 Yom Kipur Savaşı sırasında yaşanan olaylar nedeniyle eleştirilmiş ve 1974 yılında istifa etmiştir. Daha sonra Telem Partisi'ni kurmuş, Arap milletlerle barış sağlamak amacıyla önemli görüşmeler gerçekleştirmiştir. 1981 yılında kanser hastalığı nedeniyle vefat eden Dayan, Negev'e gömülmüştür.

Fergan Mirkelam

Müzisyen

20 Mayıs 1966

Fergan Mirkelam, 20 Mayıs 1966 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Müzik kariyerine genç yaşta başlamış, 12 yaşında babasının çektiği filmlerde rol alarak sanatla tanışmıştır. Müzik eğitimi almasa da, müzikle iç içe bir ailede büyümesi, onun sanatçı kişiliğinin gelişiminde önemli bir rol oynamıştır. 1983 yılında Fenerbahçe Lisesi'nden mezun olduktan sonra, 1984 yılında Yıldız Üniversitesi'nde Jeofizik Mühendisliği bölümüne girmiştir. Üniversite yıllarında müzikle daha fazla ilgilenmeye başlamış, şarkı sözleri yazmaya ve besteler yapmaya yönelmiştir. 1986 yılında Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye elemelerine katılarak müzik çevrelerinde tanınmaya başlamıştır. 1990 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra, 1995 yılında kendi adıyla çıkardığı ilk albümü ile büyük bir çıkış yakalamıştır. Bu albüm, özellikle 'Her Gece' adlı parçasıyla dikkat çekmiş ve Mirkelam, 'koşan adam' lakabıyla anılmaya başlamıştır. Müzik kariyeri boyunca birçok albüm çıkarmış, farklı müzik tarzlarını harmanlayarak Türk pop müziğine yeni bir soluk getirmiştir. 1998 yılında ikinci albümünü çıkarmış, 2001 yılında ise 'Unutulmaz' adlı albümü ile dinleyicilere unutulmaz şarkılar sunmuştur. 2003 yılında boşandığı eşi Arzu Mirkelam ile üniversitede başlayan bir birlikteliği vardı. 2004 yılında 'Kalbimde İzin Var' albümünü çıkarmış, 2006 yılında ise son albümü 'Mutlu Olmak İstiyorum' ile müzik hayatına devam etmiştir. Mirkelam, müzik kariyerinin yanı sıra radyo programcılığı da yapmış, birçok sanatçıya vokal desteği vermiştir. Müzik kariyeri boyunca birçok ödül kazanmış ve Türk müziğine önemli katkılarda bulunmuştur.

Güçlü Mete

Televizyoncu

20 Mayıs 1971

Güçlü Mete, 20 Mayıs 1971 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Eğitim hayatına Kabataş Erkek Lisesi'nde başlamış ve 1989 yılında buradan mezun olmuştur. Ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde eğitimine devam etmiş ve 1993 yılında mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından Best FM'de program sunuculuğu yapmaya başlamış, bu onun radyoculuk kariyerinin ilk adımı olmuştur. 7 yıl boyunca program sunuculuğu yaptıktan sonra Best FM'in Genel Yayın Yönetmeni olarak görev almış ve bu pozisyonda 4 yıl kalmıştır. Televizyon kariyerine 1995 yılında Star TV'de 'Arka Sokak' isimli mizah programıyla adım atmıştır. 1996-1997 yılları arasında TRT 1'de sabah kuşağı programını sunmuştur. Seslendirme çalışmaları da yaparak kariyerini çeşitlendirmiştir. 2005-2007 yılları arasında Saran Holding'in Radyo Time'ında Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmış, ardından birkaç farklı radyoda çalışmıştır. 2004-2013 yılları arasında Alem FM'de 'Kripto Odası' adlı programı sunmuş, 2009 yılında Candaş Tolga Işık ile birlikte bu programı sunmaya devam etmiştir. 2013 yılında Alem FM'den ayrılarak Show Radyo'ya geçmiştir. Show Radyo'da 'Sarı Tramway' adlı programı hazırlayıp sunmuştur. 2013-2018 yılları arasında Show Radyo'da çalışmaya devam etmiştir. Güçlü Mete, 27 Nisan 2003 tarihinde dizi oyuncusu Ebru Cündübeyoğlu ile evlenmiş ve Duru adında bir kızı olmuştur. Ancak 11 Eylül 2022 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlardır. 2019 yılında Nihat Sırdar ve Candaş Tolga Işık tarafından kurulan KAFA Radyo'nun kurucuları arasında yer almıştır. 2024 yılında oyuncu Ceyda Düvenci ile yeni bir ilişkiye başlamıştır.

19 Mayıs Doğumlu Ünlüler Hakkında

19 Mayıs tarihinde doğan 30 ünlünün biyografileri, aile bilgileri, boy-kilo ölçüleri ve daha fazlası. 13 oyuncu, 3 şarkıcı ve diğer ünlülerin doğum günü 19 Mayıs. Tüm detayları Negiyer.com'da bulabilirsiniz.

19 Mayıs tarihi Boğa burcuna denk gelmektedir. Boğa burcu insanları genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler.

Yarın (20 Mayıs) doğum günü olan 31 ünlü.

Sık Sorulan Sorular

19 Mayıs tarihinde toplam 30 ünlü doğmuştur. Bunların 13 tanesi oyuncu, 3 tanesi şarkıcıdır.

Barış Yurtçu, Pol Pot, Orhan Arda, Johann Gottlieb Fichte, Atatürk gibi isimler 19 Mayıs doğumludur.

19 Mayıs tarihi ♉ Boğa burcuna denk gelmektedir. Boğa burcu insanları genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler.

Mayıs ayında doğan kişiler genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler. Bu ay doğumlu ünlüler arasında Neslihan Atagül, Cem Yılmaz, Meryem Uzerli gibi isimler yer alır.

Mayıs ayında doğan en ünlü kişiler arasında Neslihan Atagül, Cem Yılmaz, Meryem Uzerli, Hazal Kaya, Engin Akyürek gibi isimler yer almaktadır.

Mayıs ayında kutlanan özel günler arasında 1 Mayıs İşçi Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Anneler Günü bulunmaktadır.

19 Mayıs doğumlu ünlülerin yaşları, doğdukları yıla göre değişmektedir. Detaylı bilgilere her ünlünün kendi sayfasından ulaşabilirsiniz.

19 Mayıs doğumlu ünlülerin biyografileri, doğum yerleri, aile bilgileri, kariyerleri, fiziksel özellikleri, başarıları ve sosyal medya hesapları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Her ünlü için özel olarak hazırlanmış fotoğraf galerileri ve hayat hikayeleri bulunmaktadır.

Mayıs ayında kutlanan önemli günler arasında 1 Mayıs İşçi Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Anneler Günü bulunmaktadır. Bu özel günler ve o gün doğan ünlüler hakkında detaylı bilgi için ilgili bölümleri inceleyebilirsiniz.