🗓️

20 Mayıs Doğum Günleri

Bugün Doğanlar: 20 Mayıs

Burç: Boğa

Kararlı, Güvenilir, Sadık

Bu Tarihte Doğan Ünlüler

Murat Akkoyunlu - Oyuncu (53 yaşında) - Profil fotoğrafı ve resmi görsel

Murat Akkoyunlu

Oyuncu

20 Mayıs 1973

Murat Akkoyunlu, 20 Mayıs 1973 tarihinde Bursa’da doğmuştur. Genç yaşlarda tiyatroya olan ilgisiyle dikkat çekmiş ve Bursa Devlet Tiyatrosu’nda ilk adımlarını atmıştır. Sanat hayatına olan tutkusu, onu tiyatro ve sinema dünyasında tanınan bir isim haline getirmiştir. Tiyatro kariyerine Tefik Gelenbe Tiyatrosu gibi prestijli topluluklarda yer alarak başlamış, 'İsli Sisli Pis Puslu' ve 'Dış Kapının Mandalı' gibi önemli oyunlarda performans sergilemiştir. 1990’lı yılların sonlarında dizi ve sinema projelerinde yer almaya başlamış, 'Bizimkiler' dizisindeki performansı ile tanınmaya başlamıştır. 2000’li yıllarda 'Dar Alanda Kısa Paslaşmalar' filmi ile sinemada kendini göstermiştir. En çok ses getiren projelerinden biri de 'Çakallarla Dans' film serisinde canlandırdığı 'Del Piero Hikmet' karakteridir. Ayrıca 'İşler Güçler', 'Şevkat Yerimdar', 'Ruhumun Aynası' ve 'Haneler' gibi popüler televizyon yapımlarında da izleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Murat Akkoyunlu, mizahi rollerdeki doğal oyunculuk yeteneği ile bilinirken, dramatik yapımlarda da kendini kanıtlayarak çok yönlü bir oyuncu olduğunu göstermiştir. Günümüzde aktif oyunculuk kariyerine devam etmekte ve hem tiyatroda hem de beyaz perdede projelerde yer almaktadır. 2023 ve 2024 yıllarında 'Çakallarla Dans 7' ve 'Paranormal Cuma' gibi yapımlarda rol almıştır. Kişisel yaşamında Esra Akkoyunlu ile evlidir ve özel yaşamını gözlerden uzak tutmayı tercih etmektedir. Murat Akkoyunlu, kariyerine olan bağlılığı ile tanınan, samimi ve doğal bir yapıya sahip bir sanatçıdır.

Güçlü Mete

Televizyoncu

20 Mayıs 1971

Güçlü Mete, 20 Mayıs 1971 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Eğitim hayatına Kabataş Erkek Lisesi'nde başlamış ve 1989 yılında buradan mezun olmuştur. Ardından İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde eğitimine devam etmiş ve 1993 yılında mezun olmuştur. Mezuniyetinin ardından Best FM'de program sunuculuğu yapmaya başlamış, bu onun radyoculuk kariyerinin ilk adımı olmuştur. 7 yıl boyunca program sunuculuğu yaptıktan sonra Best FM'in Genel Yayın Yönetmeni olarak görev almış ve bu pozisyonda 4 yıl kalmıştır. Televizyon kariyerine 1995 yılında Star TV'de 'Arka Sokak' isimli mizah programıyla adım atmıştır. 1996-1997 yılları arasında TRT 1'de sabah kuşağı programını sunmuştur. Seslendirme çalışmaları da yaparak kariyerini çeşitlendirmiştir. 2005-2007 yılları arasında Saran Holding'in Radyo Time'ında Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapmış, ardından birkaç farklı radyoda çalışmıştır. 2004-2013 yılları arasında Alem FM'de 'Kripto Odası' adlı programı sunmuş, 2009 yılında Candaş Tolga Işık ile birlikte bu programı sunmaya devam etmiştir. 2013 yılında Alem FM'den ayrılarak Show Radyo'ya geçmiştir. Show Radyo'da 'Sarı Tramway' adlı programı hazırlayıp sunmuştur. 2013-2018 yılları arasında Show Radyo'da çalışmaya devam etmiştir. Güçlü Mete, 27 Nisan 2003 tarihinde dizi oyuncusu Ebru Cündübeyoğlu ile evlenmiş ve Duru adında bir kızı olmuştur. Ancak 11 Eylül 2022 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlardır. 2019 yılında Nihat Sırdar ve Candaş Tolga Işık tarafından kurulan KAFA Radyo'nun kurucuları arasında yer almıştır. 2024 yılında oyuncu Ceyda Düvenci ile yeni bir ilişkiye başlamıştır.

Cherilyn Sarkisian LaPiere

Oyuncu

20 Mayıs 1946

Cher, 20 Mayıs 1946 tarihinde Kaliforniya'nın El Centro şehrinde doğdu. Erken yaşta ailesinin dağılmasıyla birlikte, müziğe olan ilgisi ve yeteneği ortaya çıktı. 16 yaşında okul masraflarını karşılamak için şarkıcılığa başladı. İlk olarak Sonny Bono ile tanıştı ve onun aracılığıyla müzik kariyerine adım attı. 1960'ların başında ilk single'ını yayınladı ve 1964'te Sonny Bono ile birlikte birçok hit parça çıkardı. İlişkileri profesyonel bir işbirliğinden kişisel bir aşka dönüştü ve 1969 yılında evlendiler. Ancak, 1974 yılında boşandılar. Cher, bu dönemde solo kariyerine de hız verdi ve 'All I Really Want To Do' parçasıyla büyük bir çıkış yaptı. 1966'da 'Bang Bang' şarkısı ile dünya çapında tanınmaya başladı. 1970'lerde televizyon programları ve hit parçaları ile popülerliğini artırdı. 1979'da disco müziğine yönelerek 'Take My Home' albümünü çıkardı. 1980'lerde oyunculuk kariyerine ağırlık vererek 'Come Back To The Five and Dime, Jimmy Dean' filminde başrol oynadı ve 'Silkwood' ile Oscar'a aday gösterildi. 1987'de 'Moonstruck' filmi ile En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı. 1990'ların başında müziğe geri döndü ve birçok ödül kazandı. Cher, hem müzik hem de sinema kariyerinde birçok başarıya imza atarak 90'lı yılların Amerikan ikonlarından biri haline geldi. Ayrıca, Türkiye karşıtı Ermeni lobisinde aktif rol alarak siyasi konularda da dikkat çekti. Cher'in iki evliliği oldu; ilki Sonny Bono ile, ikincisi ise Greg Allman ile. İki çocuğu bulunmaktadır: Chaz Bono ve Elijah Blue.

Natalie Burn

Oyuncu

20 Mayıs 1982

Doğum Tarihi: 20.Mayıs.1982 Natalie Burn kaç yaşında : 43 Meslek: Dansçı , Sinema Oyuncusu , Senarist , Prodüktör Doğum Yeri: Kiev, Ukrayna 2014 yılında “ Cehennem Melekleri 3 ” filminde Mel Gibson ’ın eşi karakterini canlandırdı. Natalie Burn , 20 Mayıs 1982 tarihinde Ukrayna ’nın başşehri Kiev ’de doğmuştur. Alexander Guslistyy adında bir erkek kardeşi vardır. Sonra ailesi Moskova'ya taşındı. Asıl adı Natalia Guslistaya ’dır. 4 yaşında annesi onu jimnastik ile tanıştırdı. 6 yaşındayken Ukrayna Dans Akademisi'ne kabul edildi; burada akademik konularda öğrenmenin yanı sıra klasik bale, folklör ve tap dance eğitimi aldı. 8 yaşından itibaren Natalie gençlik dans grubunda kapsamlı bir performans gösterdi. Daha sonra Moskova Devlet Akademisi'nde çalışmalarını sürdürdü. Yönetmen Gailene Stock tarafından Londra 'ya davet edildi. Londra'da Kraliyet Bale Okulu'nda okudu ve Londra'da Bale Rambert Okulu ve Çağdaş Dans gurubu ile çalıştı. Natalie Burn, birçok klasik ve modern bale gösterisinde, Bolşoy Tiyatrosu , La Scala , Londra'daki Kraliyet Ulusal Tiyatrosu ve diğer efsanevi mekanlarda dans etti. Aynı zamanda New York ve Batı Hollywood , Kaliforniya'da Ünlü Aktörler Stüdyosu üyesidir. ABD ve İngiltere'de birçok prestijli akademilerinde oyunculuk eğitimi gördü. Amerika Birleşik Devletlerinde Los Angeles’de ikamet etmektedir. Natalie Burn’nun Los Angeles’ta ‘7 Heaven Productions LLC’ adlı bir şirketi var. Oyunculuğun yanı sıra yapımcılık işi ile de uğraşıyor. 2014 yılında “ Cehennem Melekleri 3 ” filminde Sylvester Stallone , Jason Statham , Antonio Banderas , Jet Li , Wesley Snipes , Dolph Lundgren , Kelsey Grammer , Terry Crews , Randy Couture , Kellan Lutz , Mel Gibson , Harrison Ford ve Arnold Schwarzenegger ile birlikte oynarken Mel Gibson ’ın eşi karakterini canlandırdı. 2016 yılında “Suikast - Mechanic: Resurrection” filminde Jason Statham başrolde oynarken Natalie Burn diğer rolleri Jessica Alba , Tommy Lee Jones , Michelle Yeoh , Sam Hazeldine , Rhatha Phongam ile paylaştı. 2016 yılında “Criminal” adlı filmde Kevin Costner , Gary Oldman , Tommy Lee Jones , Alice Eve , Gal Gadot , Michael Pitt , Jordi Mollà , Ryan Reynolds ile beraber rol aldı. 2016 yılında “Kanlı Girdap / The Ghosts of Garip” filmin başrollerinde Selma Ergeç , Selim Bayraktar , Gianni Capaldi , Natalie Burn , Guillermo Ivan ve Larry W. Carrell yer alırken filmin yönetmenliği Patricio Valladares yapmıştır. 2017 yılında Yönetmenliğini ve senaristliğini Sermiyan Midyat 'ın yaptığı “ Ay Lav Yu Tuu ” filminde Dorothy karakterini canlandırdı. Komedi türündeki 2010 yapımı "Ay Lav Yu" serisinin ikinci halkası olan filmin oyuncu kadrosunda, Sermiyan Midyat 'ın yanı sıra Nikki Leigh , Ayça Damgacı , Steve Guttenberg , Josh Folan , Barry Corbin , Ayşenil Şamlıoğlu , Natalie Burn , Kevork Malikyan , Gizem Karaca ve Bora Akkaş yer alıyor. Filmleri ve Dizileri : Senaryo : 2015 - A Perfect Vacation (Sinema Filmi) Yapımcı : 2016 - Kanlı Girdap (Sinema Filmi) 2016 - Downhill (Sinema Filmi) 2015 - A Perfect Vacation (Sinema Filmi) Oyuncu : 2017 - Ay Lav Yu Tuu (Dorothy) (Sinema Filmi) 2016 - Criminal (Shoo shoo) (Sinema Filmi) 2016 - Suikast - Mechanic: Resurrection (Natalie Stone) (Sinema Filmi) 2016 - Kanlı Girdap / The Ghosts of Garip (Bella) (Sinema Filmi) 2016 - Downhill (Stephanie) (Sinema Filmi) 2016 - Mothers and Daughters (Young Lydia) (Sinema Filmi) 2016 - The Boys at the Bar (Rahibe Mary ) (Sinema Filmi) 2015 - A Perfect Vacation (Billie Kope) (Sinema Filmi) 2014 - Nymph / Mamula (Lucy) (Sinema Filmi) 2014 - Cehennem Melekleri 3 / The Expendables 3 (Kristina) (Sinema Filmi) 2013 - Fallen Angel (Sasha) (Sinema Filmi) 2011 - In the Name of the King 2: Two Worlds / Özgürlük Savaşçısı 2 (Elianna) (Sinema Filmi) 2011 - Trail of Blood (İlk Mağdur) (Sinema Filmi) 2011 - BloodRayne: The Third Reich (Sniper Natalia ) (Sinema Filmi) 2011 - Blubberella (Russian Girl ) (Sinema Filmi) 2009 - Korku Odası/ The Fear Chamber (Tina) (Sinema Filmi) 2009 - Taxi Dance (Anna) (Sinema Filmi) 2008 - Lost Warrior: Left Behind (Sekreter Maria)(Video) 2008 - Gunheavy (Jane) (Sinema Filmi) 2008 - Richard III (Natasha) (Sinema Filmi) 2006 - Coffee Date (Christa)(Sinema Filmi) Kaynak:Biyografiler.com Natalie Burn yaşıyor mu? , Natalie Burn biyografi , Natalie Burn hayatı , Natalie Burn özgeçmişi , Natalie Burn hakkında , Natalie Burn doğum yeri , Natalie Burn fotoğraf , Natalie Burn video , Natalie Burn resim , Natalie Burn kimdir? , Natalie Burn kaç yaşında? , Natalie Burn nereli , Natalie Burn memleketi , Natalie Burn albümleri Tiyatro Oyuncusu , Sinema Oyuncusu , Yönetmen , Ses Sanatçısı

Aysun Kayacı

Oyuncu

20 Mayıs 1979

Aysun Kayacı, 20 Mayıs 1979 tarihinde İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dolu Üsküdar ilçesinde dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşta, mankenlik dünyasına adım atan Kayacı, sadece 15 yaşında fuar standlarında yer alarak bu sektördeki ilk deneyimlerini kazanmaya başladı. Aysun'un ailesinin hayat hikayesi de bir o kadar ilginçti; annesi temizlik işlerinde çalışırken, babası balıkçılık yapıyordu. İki kız kardeşten biri olan Aysun, aile dinamiklerinin zorluklarını erken yaşta deneyimledi; zira ailesinin boşanması hayatında önemli bir dönüm noktası oldu. 1997 yılında, Elite Model Look yarışmasını kazanarak mankenlik kariyerine hızlı bir başlangıç yaptı. Bu başarı, onu sadece podyumlarda değil, aynı zamanda televizyon dünyasında da tanınan bir isim haline getirdi. İlk oyunculuk deneyimini 'Zehirli Çiçek' dizisinde yaşarken, yetenekleri ve karizmasıyla dikkatleri üzerine çekti. 2004 yılında MGD Altın Objektif Ödülleri'nde 'Yılın En İyi Mankeni' ödülünü alarak, kariyerinde önemli bir adım daha attı. Aysun'un oyunculuk yolculuğu, 'Çat Kapı', 'Doktorlar' ve 'Sessiz Gemiler' gibi popüler dizilerle devam etti. Ayrıca, 'Kısık Ateşte 15 Dakika' adlı sinema filminde şarkıcı karakterine hayat vererek yeteneklerini daha da geniş bir yelpazeye yaydı. 2007-2008 yıllarında Pepsi Max reklamında yer alarak geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı başardı. 2012 yılında Londra'da bankacı Efe Kapancı ile hayatını birleştiren Aysun, daha sonra Dubai'ye taşınarak yeni bir sayfa açtı. Evliliği süresince ve kariyeri boyunca birçok tartışmanın merkezinde yer aldı. Özellikle bir televizyon programında yaptığı bir yorum sebebiyle sert eleştiriler aldı ve dava süreçleriyle gündeme geldi. Aysun Kayacı, mankenlik ve oyunculuk alanındaki başarılarıyla adından sıkça söz ettirirken, aynı zamanda yaşamı boyunca karşılaştığı zorluklarla da güçlü bir kadın imajı çizdi. Hem podyumda hem de ekranlarda kendine sağlam bir yer edinmeyi başaran Aysun, kariyerinde birçok başarıya imza atmış bir isim olarak anılmaktadır.

Balzac

Yazar

20 Mayıs 1799

Doğum Tarihi: 20.Mayıs.1799 Ölüm tarihi: 18.Ağustos.1850 Balzac kaç yaşında öldü : 51 Meslek: Yazar , Tiyatro Yazarı Doğum Yeri: Tours, Fransa Ölüm Yeri: Paris, Fransa Fransız roman ve oyun yazarı. 19.yüzyıl Avrupa edebiyatında " realizm "in yaratıcısı ve klasik roman tekniğinin kurucusu olarak kabul edilmektedir. Oldukça üretken bir yazar olan Balzac, yaşamı boyunca yüzün üzerinde roman, kısa hikaye ve oyun kaleme almış; tüm eserleri, Dante 'nin " The Divine Comedy "sinden esinlenilerek, " La Comedie Humanine " ( İnsanlık Komedisi ) adı altında dünyaca ünlü bir kitapta toplanmıştır. Küçük ve orta dereceli Fransız burjuvazisini ve toplum geleneklerini ince bir ironiyle hicvettiği birçok eseri "dünya klasikleri" arasına girmiş; bir roman üstadı olarak, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Böylesine büyük edebi yeteneğine ve üretkenliğine rağmen, yaşamı boyunca borç içinde yaşamış; öldükten sonra üne kavuşmuştur. Balzac dört yaşına kadar, Saint Cyr adındaki bir köyde bulunan bir yetimhanede büyüdü. O dönemin Fransa'sında pek de sık rastlanılmayan bir durumdu bu. Dört yaşında ailesinin himayesine geri verildi ve ilköğrenimine başladı. Babasının eğitim konusundaki titizliği nedeniyle, oldukça donanımlı bir öğrenim hayatı geçirdi. İlk olarak College de Vendome'a gitti. Honore de Charlemagne lisesinin ardından Sorbonne Üniversitesi 'nde hukuk okudu. Bu mesleği, sadece babasının isteği üzerine seçen Balzac, mezun olduktan sonra bir süre, hukuk bürolarında staj yaptı. Asıl merakı, edebiyat ve yazarlık olan Balzac, başkentte bulunduğu süre içerisinde sanat ve edebiyatla tanışmış; bu alandaki yeteneğinin farkına varma fırsatını yakalamıştı. Nitekim, 1819 yılında ailesi, finansal sorunlar nedeniyle küçük bir kasaba olan Villeparisis 'ye taşınma kararı aldığında, yazar olmak isteğini ilk defa açıkça dile getirdi. Elbette ailesiyle, geleceği konusunda fikir ayrılığına düşmesinin tek nedeni, meslek seçimi değildi. Balzac, ihtilal dönemi Fransa'sında esen Saint-Simon Akımı 'nın etkisine kapılmıştı ve siyasi düşüncesi de buna bağlı olarak sol ideolojilere meyilliydi. Bu durum yazarın, koyu bir liberal olan babasıyla ters düşmesine ve ailesinden gittikçe uzaklaşmasına yol açtı. Böylece sefalet ve yalnızlıkla geçecek bir hayata merhaba diyerek ailesinden ayrılıp hayallerinin peşine düşen Balzac, Paris'e geri döndü ve Arsenal Kütüphanesi yakınlarında, pejmürde bir oda kiraladı. Birkaç yıl sonra, E.T.A. Hoffmann 'dan esinlenerek kaleme alacağı, " La Peau De Chargin " ( 1831 ) adlı kitabında, bu odayı ve orada geçirdiği günleri, fantastik bir öykü halinde anlatacaktı. Yazarın ilk çalışması, 1820 yılında kaleme aldığı " Cromwell " adlı trajik bir tiyatro oyunuydu ve kendi ailevi sorunlarının onun üzerinde bıraktığı etkilerin izlerini taşıyordu. Çünkü ileri görüşlü ve ihtilalci bir baba ile, kocasından 19 yaş küçük ve içine kapanık bir annenin mutsuz evliliği, yazarın karamsar bir aile ortamında yetişmesine neden olmuştu. Bu yapıtın başarısızlığının ardından Balzac roman türüne yönelerek, 1822 'ye kadar, farklı takma isimlerle, romantizme karşı hicivsel bir tavır içeren birkaç eser kaleme almış olsa da, edebiyat çevrelerine kendini bir yazar olarak kabul ettirebilme fırsatını yakalayamadı. Bu yoksul yaşamına üzülen ailesinin, özellikle de babasının baskılarına rağmen, edebi kariyerini sürdürme niyetinde olan Balzac, ancak yazarak kişisel bir başarıya ulaşabileceğini düşünüyordu. Bunun yanı sıra, asgari ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda olduğu için, bir yandan da ticarete soyundu ve bir yayımevi açtı. Çok fazla iş alamayan bir de matbaa satın aldıysa da, bu ticari faaliyetlerinde başarı sağlayamadı ve ağır bir borç yükü altına girdi. Malesef, yazarlıkta gösterdiği beceriyi iş yaşamında sergileyemeyerek hayatı boyunca bu tür borçlarla uğraşmak zorunda kaldı. 1825 yılında, kötü giden evliliğinin ardından terk edilen ve depresyona giren kızkardeşi Laurance'i kaybeden Balzac, her ne kadar aşka olan inancını tamamen yitirse de, ona hayatın anlamını yeniden geri kazandıracak kişi olan Madame Laure de Benry 'le tanıştı ve ona aşık oldu. Karamsarlığı, içe kapanıklığı ve toplum yaşamına karşı tepkisel duruşuyla a-sosyal bir kişi haline gelmiş olan yazarın yaşamında, bir kadının üstlenebileceği ne kadar anlam varsa hepsinin yerini tutacak olan bu kadın, Balzac'ın manevi açlığını doyurmasının yanı sıra, maddi anlamda da tek destekçisi haline geldi. Onu toplumla barıştırmaya çalıştı. Kendisinden yaşça çok büyük olan kontes, " Vadideki Zambak "taki Madame de Mortsauf ve " Sönmüş Hayaller "deki Madame de Bargeton gibi pekçok kadın kahramanın ilham kaynağı olacaktı. Ancak özel hayatı ile başarısız ticari deneyimleri arasında bir denge kuramayan yazar için kişisel yargılamaya dayalı bir dönem başlayacak ve bu duygularını ileride kaleme alacağı romanlarındaki karakterlere yansıtacaktı. Artık 29 yaşına gelmiş olan Balzac, kariyeriyle ilgili çalışmalarında halen bir ilerleme kaydememişti. Bu dönemde, kendisini misafir etmek isteyen General de Pommereul 'un davetine icap etti ve yeni romanı için araştırma yapmak amacıyla, generalin Brittany 'de bulunan Fougeres 'deki evinde, kısa bir süre kaldı. 1829 yılında, Sir Walter Scott 'un yaşam tarzıyla ilgili tarihsel bir çalışma olan " La Dernier Chouan "ı ( Köylü İsyanı ya da Şuanlar olarak bilinir) yayımladı (sonradan " Les Chouans " olarak anılmaya başlandı). İlk defa kendi ismini kullanan Balzac, bu kitapla birlikte yavaş yavaş edebi çevrelerinin dikkatini çekmeye başladı. 1830 ile 1832 yılları arasında, altı adet kısa hikaye kaleme aldı ve bunları " Scenes De La Vie Privee " ( Özel Yaşamdan Sahneler ) adlı bir kitap altında biraraya getirdi. Evlilik kurumunu sorguladığı ve bilhassa bayan okurların dikkatini çeken bu çalışma, ilk olarak La Presse 'de yayımlandı. Ardından, Le Voleur adlı gazetede, "Paris Mektupları" adını verdiği köşesinde, siyasi temalı fıkralar kaleme almaya başladı ve böylece dönemin popüler mesleklerinden sayılan gazeteciliğe de adım atmış oldu. Gizem öğeleri içeren yazılarla ilgilenen Madam Balzac'ın, oldukça ağır bir hastalığa yakalanmasından sonra, bu gizem merakı, Balzac'ı da etkisi altına aldı. Jacob Boehme ve Swedenborg 'ün çalışmalarını incelemeye başlayan ünlü yazar, Sorbonne'da, Anton Mesmer 'in " hayvan manyetizması " derslerini de takip etti. Bu dönem tüm bu yaşadığı olayların, öğrendiği ve okuduğu derslerin etkileri " La Peau De Chargin " adlı eserinde açıkça hissedilmekteydi; çünkü kitabın baş kahramanı, başarıya ulaşmak için sihirli güçler kullanıyordu. Felsefi öğeler de içeren roman, yazarına alışkın olmadığı maddi bir kazanç getirdi ve Balzac, o zaman için hatırı sayılır bir meblağ olan 5000 Franklık gelir elde etti. 30'lu yaşlarını süren Balzac'ın kariyer grafiği artık çıkışa geçmişti. Edebi çevrelerce tanınır hale gelmiş ve entellektüel ortamlarda boy gösterir olmuştu. Elde ettiği bu başarıyı ve çok sevdiği bohem hayatının avantajlarını kaybetmek istemeyen yazar, olağanüstü bir çabayla kendini yazmaya adadı. Bedeninin kaldırabileceğinin çok üstünde bir performans sergiledi ve 1832 yazında aklını kaybetmenin eşiğine geldi. Bu dönemde kaleme aldığı, " Louis Lambert " adlı otobiyografi niteliğindeki romanında, sözkonusu depresyonun etkileri hissedilmekteydi. 1833 'de Balzac, yazdığı tüm romanları biraraya getirmeye karar verdi. Böylece, birbirinin tamamlayıcısı haline gelecek olan bu romanlar, üzerinde durduğu toplumsal konuları tam anlamıyla ifade edebilecekti. Doksan kadar roman ve kısa hikayeyle birlikte, ikibin kadar karakterden oluşacak seri sayesinde, yazarın, Fransız burjuvazisinin alışkanlıkları, atmosferi, gelenekleri ve yaşam tarzı ile ilgili çizdiği tablo net bir şekilde görülebilecek ve idrak edilebilecekti. Bu büyük planı için büyük bir enerji ve hırsla çalışmaya koyulan Balzac, yine ağır bir borç yükünün altına girdi ve kurtuluş için yeniden, finansal kaynak getirmesini umduğu birtakım ticari faaliyetlerde bulundu. Bir defasında, Sevres 'de bulunan Ville d'Avray 'daki evinde ananas yetiştirip satmaya çalıştı. Ancak hiçbir çabası onu başarıya götüremedi ve iki yıl sonra, alacaklılarından kaçmak zorunda kalarak, hizmetlisi Madame de Brugnolle'nin adı altında kimliğini gizledi. 1835 yılında, " La Chronique de Paris " adlı bir gazeteyi satın alan Balzac, yeniden hırsla yazmaya koyuldu ve bir dünya klasiği olan " Vadideki Zambak ", bu dönemin bir ürünü olarak ortaya çıktı. Yoğun çalışma temposuyla kendini çok fazla yıpratan yazar, kitabın yayımlanmasının ardından bir kalp krizi geçirdi. Sonrasında ise, hayatının önemli bir bölümüne damgasını vurmuş olan Madame de Berny'yi kaybederek büyük bir sarsıntı yaşadı. Tüm bu olumsuz gelişmelerin yanı sıra, finansal sorunlar yüzünden gazetesi de iflas edince, yayıncısı Bulloz ile arası bozuldu ve böylece ertesi yıla kadar gazeteciliğe ara verdi. 1834 'den 1837 yılına kadar süren çabaları sonucunda, 12 ciltlik 3 bölümden oluşan, eski ve yeni eserlerini biraraya getirdiği kitabını tamamladı. İlk bölümde, toplumsal hayatın farklı yönlerini, insan hayatı üzerinde belirleyici rol oynayan örfler, adetler ve gelenekler çerçevesinde ele aldı. İkinci bölümde, bu konuya felsefi bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve farklı açılımlarda bulunuyordu. Üçüncü ve son bölümde ise, insan doğası ve kitlesel davranış biçimleri hakkında çözümleyici, analitik sonuçlara varıyordu. " Yaşlı Kız " adını verdiği bu ilk derleme çalışması, 1936 yılında, La Presse'de yayımlanmaya başladı. 1840 yılında, derlemeyi yeniden düzenledi ve Dante'nin "The Divine Comedy" adlı eserinden ilham alarak, hepsi için ortak, birleştirici bir isim koydu: " La Comedia Humanine " ( İnsanlık Komedisi ). 1842 'de kaleme aldığı " The Human Society "de, Geoffroy Saint - Hilaire 'nin hayvan krallığı ve beşeri topluma özgü teorilerinin etkisinde kalarak, karşılaştırmalı bir bakış açısı ortaya koydu. Ona göre, insanoğlunun yaşam tarzı ve buna hükmeden gelenekleri çok çeşitli özelliklere sahipti ve yöreden yöreye, toplumdan topluma değişiklik gösteriyordu. Bunun yanı sıra, hayvanlarda nadiren rastlanılan bir durum olmasına karşın, insanoğlunun sevgisi, dramatik çatışmalarla doluydu. Ona göre, Fransız Devrimi savunduğu adaletli ve eşitlikçi düşünceleri hayata geçirememiş; toplumsal sınıflar arasındaki ayrımı yok edememiş ve vaadettiklerinin aksine, insanları yaşadıkları çevreye yabancılaştırmıştı. Liberalizm, insanların bireyci ve bencil düşüncelerini körükleyerek ahlaki çöküşe neden olmuştu. Balzac'ın yeniden revize ettiği ve 1842 ile 1848 yılları arasında 17 cilt halinde yayımladığı "İnsanlık Komedi"sinin baş yapıtları arasında, " Le Pere Goriot " ( Goriot Baba ), " Les Illusions Perdues ", " Les Paysans ", " La Femme De Trente Ans " ve " Eugenie Grandet " yer alıyordu. Bu kitaplarda yazar, Paris'ten taşra kentlerine uzanan geniş bir perspektif içinde, farklı yaşam biçimlerini manzara ediyordu. Eski ve köklü aristoratik yapısıyla, orta-sınıf ticaretiyle, yeni refah politikalarıyla, profesörleriyle, memurlarıyla, genç entellektüeleriyle, suçlularıyla ve daha pekçok özelliğiyle kendini gösteren Fransız toplumunu, Paris odağında analiz ediyor ve birçok noktada eleştiriyordu. Balzac'ın romanlarında dikkati çeken önemli bir özellik, pekçok önemli karakterine, farklı romanlarında yeniden yer vermesiydi. Yirmibeş ayrı romanında görünen Henry de Massay ile Eugene Rastignac gibi öne çıkan karakterlerle neredeyse bir gönül bağı kurmuş olan ünlü yazarın, bu karakterlerini gerçek hayattan kurgulayarak romanlarına işlediği yönünde değerlendirmeler yapılmaktaydı. " Le Pere Goriot " ( Goriot Baba ) adlı ünlü romanı, ilk defa 1934 yılında, Revue de Paris 'de yayınlandı ve ertesi yıl da kitap haline getirilerek basıldı. Fransız İhtilali'nden sonraki burjuva sınıfının karamsar bir tablosunu çizen bu eser, Shakespeare 'in " Kral Lear " adlı oyununun roman türüne çevrilmiş farklı bir uyarlamasıydı. Hırslı fakat yoksul bir genç adam olan Eugene de Rastignac, egoist ve acımasız kızkardeşleri ile çocukları için herşeyini feda etmekten çekinmeyecek bir baba olan yaşlı Goriot'nun birbiriyle ilintili hikayesini anlatıyordu. Eserlerinin pekçoğunu, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu Paris'te kaleme alan Balzac, Tours yakınlarındaki Sache 'de de bir süre ikamet etti ve çalışmalarına burada devam etti. 1828 ile 1836 yılları arasında, şehir merkezine yakın, Rasathane civarındaki Cassini 'de yaşadı ve bohem hayatı sürdü. 1847 'de Rue Fortunee 'ye taşınan Balzac, bu en verimli döneminde, günde ortalama 15 saat çalışıyor ve özel olarak harmanlanmış Paris kahvesinden içiyordu. Akşam yemeğinden sonra kısa bir süre uyuyor; ardından gece yarısı uyanarak sabaha kadar yazmaya devam ediyordu. Kendini neredeyse tamamiyle yazmaya adamış olsa da, hayatın tadını çıkaracak faaliyetlere de katılıyordu. 1846 yılında yayımladığı " La Cousin Bette " ( Bette Abla ), yazarın hiç gün yüzüne çıkmamış aşk ilişkilerinden kesitler taşıyordu. Bu hikayede, Cousin Bette adlı baş kahraman, ailesi ve bir hayat kadını olan Valerie Marneffe'den, yaşadığı tüm hayalkırıklıkları için intikam almaya çabası içine giriyordu. Yazar, Madame de Berny'nin ölümüyle büyük bir sarsıntı yaşadıysa da, hayatına hükmeden tek aşkı o olmamıştı. 1832 yılındaki tanışmalarından itibaren Balzac, Polonyalı bir kontes olan Eveline Hanska ile 15 yıl boyunca mektuplaşmıştı. Hanska, yazarın, Bette Abla'daki Madame Hulot karakterinin de aralarında bulunduğu birkaç eserindeki bayan kahramanlar için esin kaynağı oldu. 1837 yılının sonbaharında, hem sağlığına yeniden kavuşmak, hem de Eveline'nin, Bartolini tarafından yapılan büstünü görmek için İtalya 'ya gitti. Bartolini'den, aynı büstten kendisine de yapmasını rica etti. 1841 'de, kontesin eşinin vefat etmesinin ardından, sevgilisiyle uzun zaman birlikte yaşama hayalleri kuran Balzac, sağlığının iyice kötüye gitmesine rağmen, 1847'de, Polonya 'ya giderek, sevgilisinin şatosunda yaşamaya başladı. 1850 yılının Mart ayında ise, Madame Hanska ile evlendi. Çift Paris'e geri döndü; ancak mutlu evlilik sadece iki yıl sürdü. 18 Ağustos 1850 tarihinde, bronşit ve kalp yetmezliğinden hayata veda eden Honore de Balzac, ardında 50'ye yakın tamamlanmamış eser bıraktı. Bunlardan en önemlisi, dünya edebiyat tarihinde oldukça değerli ve saygın bir yere sahip olan İnsanlık Komedisi'nin, 1845 yılında başladığı son revizesiydi. Yarım kalan bu çalışma, 1869 - 1876 tarihleri arasında tamamlandı ve 24 cilt halinde yeniden basıldı. Kahramanlarının kişisel özelliklerinin ve kişisel deneyimlerinin de yaşadıkları olaylardaki duruşlarını etkilediğinin altını çizerek, olaylardan ve davranışlardan ziyade, nedenler ile geçmiş üzerinde durmuş; dolayısıyla romanın Shakespeare'ı olarak kabul edilmiştir. Eleştirel düşüncelerinin ve savunduğu ideolojilerin etkisiyle, yaşama realist bir pencereden bakan yazar, romanlarında gerçekçi, tutarlı ve doğal bir üslup kullanmıştır. Kahramanları aracılığıyla, diğer insanlara karşı empati kurmuş; gözlem yeteneğinden oldukça fazla yararlanmıştır. Bu nedenle, roman türünde, realizm ve doğalcılık anlayışını edebi bir akım haline getirmiştir. TÜRKÇEYE ÇEVRİLEN ESERLERİ : Eugenie Grandet ( 1983 ) Otuz Yaşındaki Kadın ( 1963 ) Tılsımlı Deri (1943, 1968 ) Tefeci Gobseck ( 1947 - 1961 ) Terör Devrinde ( 1979 ) Köy Hekimi ( 1942 - 1979 ) Bilinmeyen Şaheser ( 1945 ) Albay Chabert ( 1944 - 1974 ) Bir Havva Kızı ( 1970 ) Onüçlerin Romanı ( 1945 ) Mutlak Peşinde (1945- 1965 ) Altın Gözlü Kız (1943) Kibar Fahişelerin İhtişam ve Sefaleti (1946) Kibar Fahişeler ( 1972 ) Kötü Kadınların Parlayış, Düşüşü ( 1981 ) Vadideki Zambak ( 1941 - 1985 ) Sönmüş Hayaller ( 1949 ) Nucingen Bankası ( 1950 ) Cesar Birotteau (1945- 1964 ) Ursula Mirouet ( 1949 ) Karanlık Bir İş ( 1947 ) Esrarlı Bir Vaka (1949-1964) İki Gelinin Hatıraları (1940 - 1983 ) Modeste Mignon (1947) Köylüler (1845, 1976-1985) Kaynak:Biyografiler.com Balzac yaşıyor mu? , Balzac biyografi , Balzac hayatı , Balzac özgeçmişi , Balzac hakkında , Balzac doğum yeri , Balzac fotoğraf , Balzac video , Balzac resim , Balzac kimdir? , Balzac kaç yaşında? , Balzac nereli , Balzac memleketi , Balzac albümleri Tiyatro Oyuncusu , Sinema Oyuncusu , Yönetmen , Ses Sanatçısı

Abraham de Moivre

Bilim İnsanı

20 Mayıs 1667

Abraham de Moivre, 20 Mayıs 1667 tarihinde Fransa'nın Champagne kentinde doğmuş bir matematikçidir. Babası Daniel de Moivre, bir cerrah olarak tanınmaktaydı. Ailesinin protestan olması nedeniyle, genç yaşta Hıristiyan Kardeşler dini tarikatının Katolik okuluna gönderildi. 11 yaşına kadar burada eğitim aldıktan sonra, ailesi onu Sedan'daki protestan 'Sedan Akademisi'ne gönderdi. Bu okul 1682'de kapatıldıktan sonra, de Moivre 'Saumur Akademisi'ne geçti. Eğitimine Paris'te devam eden de Moivre, burada fizik ve ileri matematik dersleri aldı. Londra'ya geldiğinde, matematik alanında yetenekli bir birey olarak tanınmaya başladı. Zengin ailelerin çocuklarına matematik dersleri vererek geçimini sağladı. 1692 yılında bilimsel gruplar arasında tanınmaya başladı ve Isaac Newton ile arkadaşlık kurdu. Newton'un 'Principia' adlı eserine dikkatle çalışarak, matematik alanında önemli bir isim haline geldi. 1712 yılında 'Şans Teorileri' adlı kitabını yayımladı ve bu eser, olasılık kuramı alanında önemli bir çalışma olarak kabul edildi. 1730 yılında 'Miscellanea Analytica' adlı kitabını yayımladı ve burada Stirling yaklaşımını kendisine atfetti. 1735'te Berlin Prusya Bilim Akademisi'ne, 1754'te ise Paris Fransız Bilimler Akademisi'ne üye olarak kabul edildi. Ömrünün son yıllarını kör olarak geçiren de Moivre, 27 Kasım 1754 tarihinde Londra'da 87 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm tarihini hesaplaması, bilim camiasında geniş yankı uyandırdı.

21 Mayıs Doğum Günleri

Ali Nasuh Mahruki

21 Mayıs 1968

Ali Nasuh Mahruki, 21 Mayıs 1968 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Dağcılık kariyerine 1988 yılında Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu'nda başlamış ve bu alanda birçok başarı elde etmiştir. 1992-1994 yılları arasında Rusya'nın en yüksek beş dağına tırmanarak 'Kar Leoparı' unvanını kazanmış, 1995 yılında Everest Dağı'na tırmanarak bu zirveye ulaşan ilk Türk ve dünyadaki ilk Müslüman dağcı olmuştur. 1996 yılında Camel Trophy Türk Takımına katılarak uluslararası alanda Türkiye'yi temsil etmiştir. 1999 Marmara Depremi'nde AKUT'un kurucu üyesi olarak 220 kişiyi enkaz altından kurtarmış ve Türkiye genelinde gönüllüleri organize etmiştir. 2000 yılında K2 Dağı'na oksijensiz tırmanarak bu dağa ilk Türk tırmanışını gerçekleştirmiştir. Mahruki, 2001 yılında Alaska'da 'Arktik Koşullarda Hayatta Kalma' eğitimi almış ve 2002 yılında Himalayalar'ı motosikletle aşarak önemli zirveleri ziyaret etmiştir. 2003 yılında Pobeda Dağı'nın kış tırmanışını denemiştir. 2004 yılında Hindistan'da motosiklet seyahati yapmış ve ABD'de çeşitli üniversitelerde seminerler vermiştir. 2009 yılında Mine Özvardar ile evlenmiş ve iki çocuğu olmuştur. Mahruki, yazdığı kitaplarla da tanınmaktadır. 2016 yılında AKUT başkanlığından ayrılmış, ancak onursal başkan olarak görevine devam etmiştir. 2019 yılında bu görevden de istifa etmiştir. Mahruki, çeşitli televizyon programları hazırlamış ve köşe yazarlığı yapmıştır.

Ayşe Kökçü - Oyuncu (71 yaşında) - Profil fotoğrafı ve resmi görsel

Ayşe Kökçü

Oyuncu

21 Mayıs 1955

Ayşe Kökçü, 21 Mayıs 1955 tarihinde İstanbul'un gözde semtlerinden Kuzguncuk'ta dünyaya gelmiştir. Eğitim hayatına Özel Kadıköy Kız Koleji'nde başlayan Kökçü, iki yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde dersler almış ve burada edebiyatın derinliklerine dalmıştır. 1975 yılında İstanbul Belediye Konservatuarı'na katılarak tiyatro eğitimi almaya başlamış, bu süreçte Yıldız Kenter, Çetin İpekkaya, Melih Cevdet Anday ve Sabahattin Kudret Aksal gibi tiyatro dünyasının önde gelen isimlerinden ders alarak yeteneğini geliştirmiştir. 1980 yılında mezun olduktan sonra Şehir Tiyatroları'nda kariyerine yön vererek, tam 35 yıl boyunca bu prestijli kurumda sahne almıştır. 1997 yılında Nedim Saban Tiyatrosu'nda sahneye koyduğu tek kişilik gösterisi 'Bir Kadın' ile izleyicileri derinden etkilemiştir. Sinema yolculuğuna 1985 yılında Şener Şen ile birlikte rol aldığı 'Çıplak Vatandaş' filmi ile adım atan Kökçü, 1989 yılında başlayan ve 2002 yılına kadar devam eden 'Bizimkiler' dizisinde önemli bir karaktere hayat vermiştir. 2014 yılında TRT ekranlarında yayınlanan 'Tanıklar' dizisinde Turgut Özal'ın eşi Semra Özal karakterini canlandırarak izleyicilerin gönlünde taht kurmuştur. Ayrıca, 2014 yılında STAR TV'de yayınlanan 'Kardeş Payı' dizisinde de yer almıştır. Kökçü, 1977 yılında Salih Sarıkaya ile evlilik yaşamına adım atmış ve bu evlilikten Billur ve Başer isimli iki çocuk dünyaya getirmiştir. 1994 yılında oyuncu Avni Yalçın ile yeniden evlenmiş; ancak bu birliktelik 2001 yılında sona ermiştir. Son olarak 2016 yılında tiyatrocu Gökhan Mete ile hayatını birleştirmiştir. Kariyeri boyunca sayısız tiyatro oyunu, dizi ve sinema filminde yer alarak, Türk televizyon tarihine adını altın harflerle yazdıran projelerde yer almıştır. Ayşe Kökçü, yeteneği ve azmi ile sanat dünyasında iz bırakan önemli bir figür olmayı başarmıştır.

Tilbe Saran - Oyuncu (65 yaşında) - Profil fotoğrafı ve resmi görsel

Tilbe Saran

Oyuncu

21 Mayıs 1961

Tilbe Saran, 21 Mayıs 1961 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Eğitim hayatına Özel Saint Benoit Fransız Lisesi'nde başlamış, ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'ndan mezun olmuştur. Profesyonel tiyatro kariyerine 1984 yılında Kenter Tiyatrosu'nda başlamış ve 1986 yılında Dormen Tiyatrosu'nda sahnelenen 'Hangisi Karısı' adlı oyundaki rolüyle ilk ödülünü kazanmıştır. 1989-1995 yılları arasında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahne almış, 1995 yılında Cüneyt Türel ve Işıl Kasapoğlu ile birlikte Aksanat Prodüksiyon Tiyatrosu'nu kurmuştur. Bu tiyatroda 1995-2004 yılları arasında Türkiye prömiyeri yapan yedi oyunda başrol oynamıştır. 2005 yılından itibaren Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu ile çalışmaya başlamış ve Fransa'da sahnelenen 'Sur Le Seuil – Eşikte' adlı oyunda rol almıştır. 2011 yılında 'Düğün' adlı oyunun yönetmenliğini üstlenmiş ve aynı yıl Dublin'deki Trinity College'da Sevim Burak'ın 'Yanık Saraylar' adlı eserinden bölümleri sahnelemiştir. 1985 yılından bu yana tiyatro, sinema ve televizyon dizilerinde aktif olarak yer almakta, seslendirme ve sunuculuk yapmaktadır. 2014-2017 yılları arasında Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri olarak görev yapmış, ayrıca Kadir Has Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır. Tilbe Saran, kariyeri boyunca birçok önemli tiyatro, sinema ve dizi projesinde yer almış, Türk tiyatrosuna önemli katkılarda bulunmuştur.

20 Mayıs Doğumlu Ünlüler Hakkında

20 Mayıs tarihinde doğan 32 ünlünün biyografileri, aile bilgileri, boy-kilo ölçüleri ve daha fazlası. 7 oyuncu, 2 şarkıcı ve diğer ünlülerin doğum günü 20 Mayıs. Tüm detayları Negiyer.com'da bulabilirsiniz.

20 Mayıs tarihi Boğa burcuna denk gelmektedir. Boğa burcu insanları genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler.

Yarın (21 Mayıs) doğum günü olan 17 ünlü.

Sık Sorulan Sorular

20 Mayıs tarihinde toplam 32 ünlü doğmuştur. Bunların 7 tanesi oyuncu, 2 tanesi şarkıcıdır.

Murat Akkoyunlu, Güçlü Mete, Sinan Akçıl, Cherilyn Sarkisian LaPiere, Natalie Burn gibi isimler 20 Mayıs doğumludur.

20 Mayıs tarihi ♉ Boğa burcuna denk gelmektedir. Boğa burcu insanları genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler.

Mayıs ayında doğan kişiler genellikle Kararlı, Güvenilir, Sadık, Pratik, Sabırlı özellikleriyle bilinirler. Bu ay doğumlu ünlüler arasında Neslihan Atagül, Cem Yılmaz, Meryem Uzerli gibi isimler yer alır.

Mayıs ayında doğan en ünlü kişiler arasında Neslihan Atagül, Cem Yılmaz, Meryem Uzerli, Hazal Kaya, Engin Akyürek gibi isimler yer almaktadır.

Mayıs ayında kutlanan özel günler arasında 1 Mayıs İşçi Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Anneler Günü bulunmaktadır.

20 Mayıs doğumlu ünlülerin yaşları, doğdukları yıla göre değişmektedir. Detaylı bilgilere her ünlünün kendi sayfasından ulaşabilirsiniz.

20 Mayıs doğumlu ünlülerin biyografileri, doğum yerleri, aile bilgileri, kariyerleri, fiziksel özellikleri, başarıları ve sosyal medya hesapları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Her ünlü için özel olarak hazırlanmış fotoğraf galerileri ve hayat hikayeleri bulunmaktadır.

Mayıs ayında kutlanan önemli günler arasında 1 Mayıs İşçi Bayramı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı, Anneler Günü bulunmaktadır. Bu özel günler ve o gün doğan ünlüler hakkında detaylı bilgi için ilgili bölümleri inceleyebilirsiniz.