🗓️

9 Aralık Doğum Günleri

Bugün Doğanlar: 9 Aralık

Burç: Yay

İyimser, Maceracı, Özgür ruhlu

Bu Tarihte Doğan Ünlüler

Claude Louis Berthollet

9 Aralık 1748

Claude Louis Berthollet, 9 Aralık 1748 tarihinde Talloires, Fransa'da doğmuştur. Avrupa'nın en büyük kimyacılarından biri olarak kabul edilen Berthollet, tıp öğrenimi için İtalya'daki Torino Üniversitesi'ne gitmiş ve 1770 yılında mezun olmuştur. 1772'de Paris'te kimya öğrenmeye başlamış, 1778 yılında Paris Üniversitesi'nde tıp alanında ikinci doktorasını almıştır. 1780 yılında kimya üzerine yaptığı araştırmalar, onu Paris'teki Kraliyet Bilimler Akademisi'ne üye seçilmesini sağlamıştır. Berthollet, 1807 yılında Paris yakınındaki Arcueil'de dönemin seçkin fizik ve kimyacılarını bir araya toplayan Arcueil Derneği'ni kurmuş ve bu dernek, on yıl boyunca Fransa'daki bilimsel etkinliğin merkezi olmuştur. Antoine Lavoisier ve Antoine François Fourcroy ile birlikte kimyasal adlandırma sisteminin oluşumuna katkıda bulunmuştur. Kimyasal tepkimelerde kütlenin rolü üzerine yaptığı çalışmalar, elli yıl sonraki kütlelerin etkilemesi yasasına öncülük etmiştir. 1785'te amonyağın bileşimini aydınlatmış, klorun renk giderici özelliğini bularak potasyum hipoklorit çözeltisinin kumaşların ağartılmasında kullanımını yaygınlaştırmıştır. Napolyon Bonapart'ın Mısır seferine katılmış ve Kahire'deki bilim ve arkeoloji enstitüsünün önemli bir üyesi olmuştur. Berthollet, 1788 yılında Marguerite Baur ile evlenmiş ve bir oğlu olmuştur. Ancak, 1810 yılında tek oğlu intihar etmiştir. Claude Louis Berthollet, 6 Kasım 1822 tarihinde Arcueil, Fransa'da 74 yaşında vefat etmiştir.

Orhan Kural

Programcı

9 Aralık 1950

Orhan Turan, 1960 yılında İstanbul'da doğmuş bir Türk sanayici ve iş insanıdır. Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra, Marmara Üniversitesi İşletme bölümünde yüksek lisans yapmıştır. 1981 yılında Enka Çelik isimli bir şirkette makine mühendisi olarak iş hayatına atılan Turan, vatani görevini Eskişehir Hava Kuvvetleri'nde kontrol mühendisi olarak tamamlamıştır. Askerlik döneminde yaptığı işi hayatının işi olarak sürdürmeye karar vermiştir. 1981'de iki arkadaşı ile birlikte ODE Yalıtım isimli firmayı kurmuş ve 1988 yılında firmanın tüm hisselerini satın almıştır. Günümüzde Türkiye'nin en büyük yalıtım firması olan ODE Yalıtım'ın Yönetim Kurulu Başkanıdır. Enerji verimliliği üzerine çalışmalar yapmış ve inşaat sektöründe de faaliyet göstermiştir. 1990 yılında ithalat yapmaya başlamış ve 1996 yılında ithal ettiği ürünleri üretmeye başlamıştır. 6 kıtada 75'in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştirmiştir. Orhan Turan, Isı, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği'nin (İZODER) kurulmasında aktif rol oynamış ve 1997-1999 yılları arasında İZODER'in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenmiştir. 2007-2011 yılları arasında İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği'nin (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanlığı yapmış, 2017-2019 yılları arasında ise Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği'nde (TÜSİAD) Denetleme Kurulu Başkanlığı görevini yürütmüştür. 29 Mart 2022 tarihinde TÜSİAD Başkanı olarak atanmıştır. Orhan Turan, Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi'nde dersler vermiştir. 2008 yılında Milliyet Gazetesi, CNNTürk ve Ernst & Young işbirliği ile düzenlenen Yılın Girişimcisi yarışmasında 'Yılın Girişimcisi' ödülünü kazanmıştır.

Fritz Haber

Programcı

9 Aralık 1868

Doğum Tarihi: 09.Aralık.1868 Ölüm tarihi: 29.Ocak.1934 Fritz Haber kaç yaşında öldü : 66 Doğum Yeri: Wrocław, Polonya Ölüm Yeri: Basel, İsviçre 1918 yılında Nobel Kimya Ödülü 'nü kazanmıştır. I. Dünya Savaşı süresince klor ve diğer zehirli gazları geliştirme ve dağıtımı konusundaki çalışmaları nedeniyle "kimyasal savaşın babası" olarak da tanımlanır. Fritz Haber , 9 Aralık 1868 tarihinde Prusya ’nın Breslau kentinde (günümüzde Polonya sınırları içerisinde bulunan Wroclaw’da) Yahudi aile Siegfried Haber, Paula Haber çiftinin oğlu olarak doğmuştur. Babası Siegfried Haber boya pigmentleri, boyalar ve ilaçlarla uğraşan tanınmış bir tüccardı. Fritz Haber eğitimine tüm din ve mezheplerden öğrencilerin kabul edildiği bir okul olan Johanneum Okulu’nda başladı. 1886’da ilkokuldan mezun olduktan sonra, 11 yaşındayken St. Elizabeth Okulu’na kaydoldu. Liseyi tamamladıktan sonra Berlin ’de bulunan Friedrich Wilhelm Üniversitesi ’ne ( Humboldt Üniversitesi olarak da bilinir) kimya bölümüne kaydoldu. Aldığı eğitim, amonyak sentezleme alanında birçok yeni keşif yapabilmesi için ona yardımcı oldu. Yahudi olmasının akademik kariyerinin gelişmesini engellediğini düşündüğünden dinini değiştirip Hıristiyan lığa geçmiş, genç (ve ilk) eşi Clara’yı da buna zorlamıştı. Albert Einstein ve Fritz Haber yakın arkadaştılar fakat karakterleri ve siyasi görüşleri tamamen farklıydı. Albert Einstein kozmopolit bir Bohem , Fritz Haber katı ve disiplinli bir Alman yurtseverdi. 1887 yılında, Robert Bunsen yönetiminde çalışmak için Heidelberg Üniversitesi ’ne geçti. Bir sömestri buradan tamamladıktan sonra, 1889 yılında mezun olacağı Charlottenburg Teknik Üniversitesi ’nde ( Berlin Teknik Üniversitesi ) okumak üzere Berlin ’e döndü. 1889’da, bir yıllık zorunlu hizmet için Altıncı Bölge Topçu Alayı’na katıldı. Ardından, Carl Liebermann yönetiminde doktora tezi hazırlamak üzere Charlottenburg Teknik Üniversitesi’ne yeniden kaydoldu. Liebermann’ın tavsiyesi üzerine, koku ve tatlarda bulunan organik bir bileşik olan Piperonal üzerinde çalışmaya başladı. Charlottenburg henüz doktora derecesi verme yetkisine sahip olmadığı için, tezini Friedrich Wilhelm Üniversitesi ’ne sundu ve Mayıs 1891 ’de doktora derecesini aldı. Çalışması aynı yıl “Über einige Derivate des Piperonals” (Bazı Piperonal Türevler Hakkında) adıyla yayınlandı. Daha sonra, çeşitli kimyasal birimlerde bir dizi görevde yer aldı ve teknik süreçler hakkında daha fazla bilgi sahibi olması gerektiğini fark etti. Bu sebeple Zürih ’te bulunan (günümüzde İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü) Politeknik Üniversitesi ’ne kaydoldu ve 1892 yılında, bir dönem boyunca Georg Lunge ile birlikte çalıştı. Fritz Haber, akademik hayatına 1892’de, Jena Üniversitesi ’nde Ludwig Knorr ’un asistanı olarak başladı. Boya alanındaki bilgisi Knorr’u etkiledi ve onun referansıyla 1894 yılında Karlsruhe Üniversitesi ’ndeki Hans Bunte’yle birlikte çalışmaya başladı. Bunte’nin tavsiyesiyle Fritz Haber, hidrokarbonların termal ayrışması üzerinde çalışmaya başladı. Bu konudaki bulgularını bir tez haline getirdi. Boya teknolojisindeki ilerlemeleri gözlemlemek amacıyla 1896 yılını Avrupa ’yı dolaşarak geçirdi. Sonraki yıl da benzer bir yolculuk yaptı ancak bu defa elektrokimyanın gelişimi ve özellikle nitrobenzenin azaltılması üzerinde çalışmaya karar verdi. 1898 yılında Karlsruhe Üniversitesi ’nde doçent olarak atandı ve çeşitli projeler üzerinde çalışmaya devam etti. 1904 civarında, önemli organik bileşikler hakkındaki elektrokimyasal bir araştırmayı yürüttü. Bugün dahi bu çalışmalar elektrokimya alanında önemli bir kilometre taşı olarak görülür. 1906 yılında, Fiziksel Kimya ve Elektrokimya Profesörü ve Enstitü Müdürü olarak atandı. Buna rağmen çeşitli projeler üzerinde çalışmaya devam etti. Fritz Haber, 1907 yılında hidrojen-oksijen yakıt hücresi hakkında ayrıntılı bir çalışma yaptı. Daha sonra 1909 ’da cam elektrot üzerinde öncü bir çalışmaya başladı. Ancak 1908 ’de amonyağın laboratuvar koşullarında nitrojen ve hidrojen gazıyla sentezlenmesini sağlayan ‘Haber Yöntemi’nin icadı, en önemli çalışmalarından biri oldu. 1911 ’de Fritz Haber , Berlin -Dahlem’deki Kaiser Wilhelm Fiziksel Kimya ve Elektrokimya Enstitüsü Direktörü olarak atandı. 1914 ’te 1. Dünya Savaşı başladığında, o, Alman savaş araştırmalarına net biçimde destek veren Doksan Üçler Manifestosu’nun imzacılarından biri oldu. Kısa süre sonra, Savaş Bakanlığı Kimya Bölümü Başkanı oldu. Görevi, hendek savaşında kullanılmaya uygun ölümcül gazlar geliştirmekti. Sadece bu gazları geliştiren ekibi yönetmiyordu, aynı zamanda kullanıcıları koruyacak bir maske de icat etmişti. Nisan 1915 ’te ölümcül klor gazının etkilerini şahsen gözlemlemesinden ötürü bu özel icat konusunda hevesliydi. Savaştan sonra bile, 1919 ’dan 1923 ’e kadar Alman Ordusu için gizli kimyasal silah programında çalışmaya devam etti. 1920’li yılları deniz suyundan altın elde etmeye çalışarak geçirdi; ancak işlemin ticari açıdan başarılı olmasına yetecek bir ilerleme kaydedemedi. Bir süre sonra Almanya ’da Nazi zm yaygınlaşmaya başladı ve 1931’de Fritz Haber, bu durum karşısında kendisini huzursuz hissetmeye başladı. Bir Yahudi olarak doğmuş olmasına karşın, uzun zaman önce Hıristiyan lığa geçmişti. Ayrıca, 1. Dünya Savaşı sırasında ülkesine yaptığı hizmet de “eşsizdi”. Bütün bunların kendisini vatansever bir Alman olarak kabul ettireceğini düşündü ama öyle olmadı. Fritz Haber, farklı alanlarda çalışmış olmasına rağmen, atmosferik nitrojen ve hidrojen gazları kullanarak amonyak sentezi üzerine yaptığı çalışmalarla tanınıyor. ‘ Haber-Bosch Yöntemi ’ olarak bilinen işlemle gübrenin endüstriyel biçimde üretimini sağladı ve bu da tarım mahsullerinin miktarını önemli ölçüde artırdı. ‘Haber-Bosch Süreci’ ne ek olarak, Fritz Haber, ‘ Born-Haber Döngüsü ’ ile de tanınır. Haber ve Max Born tarafından geliştirilen döngü, esas olarak bir iyonik katı maddenin kafes enerjisini hesaplamak için kullanılır. Amonyak Çalışması : Fritz Haber, 1905 yılında gaz tepkimeleri üzerinde çalıştı ve bu onu en büyük başarısına ulaştırdı; hidrojen ve atmosferik azottan amonyak sentezini başarmıştı. Fritz Haber, yüksek basınç ve katalizörler kullanarak pratik bir ekonomik süreç geliştirdi. Bu yöntem daha sonra, kimya firması Badische Anilin-und Soda Fabrik’ten (BASF) Carl Bosch tarafından, endüstriyel hidrojen ve nitrojen gazından ( Haber–Bosch Yöntemi ’yle) amonyağın sürekli katalitik sentezine kadar ilerletildi. İlk üretim tesisi 1913 yılında günde 30 tondan fazla azot üretiyordu. Amonyak sadece gübrelerin üretiminde hammadde olarak kullanılmaz, nitrik asit üretiminde de hayati öneme sahiptir. Nitrik asit, kimyasal yüksek patlayıcılar ve diğer mühimmatların üretimi için bir hammaddeydi. Zehirli gazlar : 1. Dünya Savaşı ’nın patlak vermesi üzerine, Fritz Haber –o günlerde Kaiser Wilhelm-II ’in Berlin ’deki araştırma enstitüsü için çalışıyordu- vatanseverliğini kanıtlamak için sabırsızlanıyordu ve savaş çabalarına yardım etmek için nitrik asit üretimini arttırmaktan sorumlu oldu. Ayrıca, siperlerde yaşanan çıkmazı kırmak amacıyla kullanılan zehirli gazların üretimine dâhil oldu. Fritz Haber, 22 Nisan 1915’te Belçika Ypres cephesindeki ikinci savaşta ilk kez kullanılan klor gazı kutularının kullanımını geliştirdi. Fritz Haber, savaş sırasında yeni ve “daha etkili” zehirleri geliştirmekten de sorumluydu. Alman ordusunda yüzbaşılığa terfi etmişti ama Berlin ’deki villasında yeni rütbesinin ilan edildiği gece eşi intihar etti. Çiftin Hermann adında bir oğlu vardı. Polonya Yahudi si bir aileden gelen ve eğitimli bir kimyacı olan Clara Immerwahr Haber, hayatını evine, oğullarına adamıştı ancak kocasının yaptığı araştırmaların insanlara verdiği zararlar nedeniyle gittikçe hayâl kırıklığına uğramıştı. 2 Mayıs 1915’te Clara kocasının zehirli gazlar üzerindeki çalışmalarını lanetleyerek kocasının tabancasıyla intihar etti. Anlaşıldığı kadarıyla Clara kocasına, kötülüğe hizmet eden araştırmaları nedeniyle uzun süre engel olmaya çalışmıştı. Ölümünden kısa bir süre önce bir mektupta şöyle yazmıştı: “Kalbimde bir defasında yoksul bir kadının söylediği sözleri duyuyorum… Kafasını emirlerle telgraflar arasına gömdüğünü görüyor ve acı çekiyorum.” Clara’nın ölümü, Frizt Haber’in hayatında çok fazla şey değiştirmeyecekti. Savaşın sonunda Fritz Haber yeniden evlendi. 25 Ekim 1917’de Charlotte Nathan’la evlendi ve çift iki çocuk dünyaya getirdi: Eva-Charlotte ve Ludwig-Fritz. Bu evlilik birçok çatışmayla doluydu ve 6 Aralık 1927’de boşandılar. Fritz Haber, Amonyak konusundaki çalışmaları nedeniyle 1918 yılında Nobel Ödülü ’nü kazandı; buna karşın, zehirli gaz araştırmaları nedeniyle bir savaş suçlusu olarak tutuklanmaktan korkuyordu. Weimar Cumhuriyeti’nin yeni Almanya’sında, karakteristik bir özgüvenle ‘yurtseverliğe’ devam etti. Birinci Dünya Savaşı sonrasında 1919-1923 yılları arasında Almanya ’nın gizli kimyasal silah geliştirme çalışmalarına yer almayı sürdürdü. 1920’lerde enstitüsünde çalışan bilim adamları, II. Dünya Savaşı ’nda Yahudi Soykırımı Holokost ’ta Nazi ölüm kamplarında kullanılacak Zyklon B gazı nın öncülü sayılan Zyklon A’yı geliştirdiler. Adolf Hitler ’in 1933 yılında Şansölye (Başbakan) seçilmesiyle, Fritz Haber ve dünyanın geri kalanı için durum daha da kötüleşti. Nazi ler kısa süre sonra kamu hizmetlerindeki Yahudi lerin işten çıkarılmasını isteyen bir emir yayınladı. Başında bulunduğu enstitü çalışanlarının yüzde 75’i Yahudi’ydi ve görevden alınmaları gerekiyordu. Fritz Haber bir süre oyalandı ve ardından istifa etti. Kaiser Wilhelm-II ’ın Almanya’sında büyümüştü, yeteneğinin takdir görmesini istiyordu. Aynı şekilde çalışanları da bunu hak ediyordu. Ebeveynlerinin ve büyükbabalarının kim olduğu önemli değildi. Fritz Haber, kısa sürede vatanının elden gittiğine inanarak Almanya ’dan ayrıldı. Avrupa ’da dolaştı ve bir süre için İngiltere ’deki Cambridge Üniversitesi ’nde profesörlük yaptı. Oradayken, Fransızlar tarafından kendisinin bir savaş suçlusu olarak nitelendirilmesiyle İngilizler şaşkına döndü. Fritz Haber İngiltere ’den ayrılarak amaçsızca Avrupa’da dolaştı, bu esnada sağlığı gittikçe kötüleşti. Bir sanatoryumda iyileşmek için İsviçre ’ye giderken kalp krizi geçirdi. Fritz Haber, 1934 ’te bir otelde yalnız başına öldü. Ölümünden hemen önce, zihnini ve yeteneklerini savaşın hizmetine vermesinden ötürü pişmanlığını dile getirdi. Fritz Haber, bir sonraki dünya savaşı başladığında çoktan ölmüştü. Ama araştırmalarının çoğu, Ziklon adında hidrojen-siyanür pestisiti de dahil olmak üzere, hâlâ kullanımdaydı. Nazi ler bu buluşu yeniden keşfettiklerinde, ihtiyaçlarını mükemmel bir şekilde karşılayacağını fark ettiler. Gerekli olan tek şey, formülde yapılacak küçük bir değişiklikti. Ziklon-B , Fritz Haber’in yeğenlerini, torunlarını, arkadaşlarını ve diğer milyonlarca Yahudi insanını Auschwitz ’in gaz odalarına doldurulduktan sonra öldürecek olan gazdı. Talihin bu acı mı acı cilvesi, belki de Fritz Haber hakkında anlatabilecek en dokunaklı gerçeklerden biriydi. Hayatı, kör bir vatanseverlikten daha derine gidiyordu. Fritz Haber sadece bir Alman Yahudi ’si değildi, bir insandı. Yaratıcı ve yıkıcı, sıcak kalpli ve acımasızdı. Araştırmalarıyla insanlığa büyük miktarlarda besin katkısı sağlarken, diğer yandan binlerce insanın acı dolu ölümleriyle mutlu oldu. Lüks içinde yaşadı ve ortaya çıkışına yardım ettiği kötülüğe tövbe ederek, tek başına öldü. Evlilikleri : 1.eşi: Clara Immerwahr(e. 1901–1915) 2.eşi: Charlotte Nathan (e. 1917–1927) Fritz Haber , 29 Ocak 1934 tarihinde Basel, İsviçre ’de 66 yaşında ölmüştür. Kaynak:Biyografiler.com Fritz Haber yaşıyor mu? , Fritz Haber biyografi , Fritz Haber hayatı , Fritz Haber özgeçmişi , Fritz Haber hakkında , Fritz Haber doğum yeri , Fritz Haber fotoğraf , Fritz Haber video , Fritz Haber resim , Fritz Haber kimdir? , Fritz Haber kaç yaşında? , Fritz Haber nereli , Fritz Haber memleketi , Fritz Haber albümleri Tiyatro Oyuncusu , Sinema Oyuncusu , Yönetmen , Ses Sanatçısı

Orhan Şevki

Şarkıcı

9 Aralık 1940

Orhan Şevki, 9 Aralık 1940 tarihinde İstanbul'un Kınalıada ilçesinde doğmuştur. Çocukluğunu burada geçiren Şevki, spor hayatına voleybol ile başlamış ve Saint-Michel okulunda bu alanda kendini geliştirmiştir. İstanbul'da Fransız Saint-Benoit lisesinde eğitim aldıktan sonra, Şişli spor kulübü alt yapısında basketbol oynamıştır. Kınalıada basket ve voleybol takımlarında aktif olarak yer almış, ardından İstanbul ikinci liginde Güneşspor kulübüne transfer olarak voleybolda kaptanlık yapmıştır. 1963 yılında İstanbul, Kınalıada’da kurduğu amatör orkestra ile müzik kariyerine adım atan Orhan Şevki, aynı yıl Uğurtan Günal orkestrasına geçerek profesyonel solist olmuştur. Askerlik görevini Hakkâri'de yedek subay öğretmen olarak tamamladıktan sonra, müzik kariyerine devam etmiş ve Yavuz Özışık orkestrasında çalışmıştır. 1967 yılında Asu Maralman ile evlenmiş ve birlikte müzik kariyerlerine devam etmek üzere Adana’ya yerleşmişlerdir. 1974 yılına kadar Hilton Oteli'nde ve Zeynep Kamil Tesislerinde performans sergilemişlerdir. 1968 yılında kendi orkestrasını kurmuş ve 1972 yılında Önder Bali ile ortak bir orkestra oluşturmuştur. 1973 yılında Paris'e yerleşen çift, kısa bir süre sonra Türkiye'ye dönmüştür. Orhan Şevki, 1974 yılında müziği bırakmış ve menajerlik kariyerine yönelmiştir. İlhan İrem, Sezen Aksu, Cem Karaca gibi birçok sanatçının menajerliğini yapmıştır. 1996 yılında Kınalıada’ya dönen Orhan Şevki, burada çeşitli araştırma kitapları yayımlamış ve 2018 yılında anılarını kaleme almıştır. Halen Kınalıada’da yaşamaktadır.

Adnan Veli Kanık

9 Aralık 1916

Adnan Veli Kanık, 9 Aralık 1916 tarihinde İstanbul’un Beykoz ilçesinde doğmuştur. Babası klarnet virtüozu ve Armoni Orkestrası Şefidir. Şair Orhan Veli Kanık'ın kardeşi olan Adnan Veli, mizahî hikâye ve yazılarıyla tanınmaktadır. 1952 yılında Ankara Cezaevi'nde hapis yatarken, “Bir Hukukçu” ve “Mehmet Yanık” adı altında makaleleri yayınlanmıştır. Öyküler, radyo piyesleri, küçük fıkralar ve şakalar kaleme alan Kanık, toplumdaki alt ve üst tabaka insanların yaşamlarını karşılaştırdığı eserleriyle dikkat çekmiştir. Özellikle mizahi öyküleri ile öne çıkmış, sosyetenin kenar mahalle insanı ve sonradan görmeler üzerindeki etkisini gülünç bir biçimde gözler önüne sermiştir. 1952 yılında yayınlanan “Mahpushane Çeşmesi” isimli romanında tutuklu bulunduğu günlerdeki gözlemlerini kaleme almıştır. Cezaevinden çıktıktan sonra, Vatan, Akbaba, Dolmuş, Tef, Pardon ve Papağan gibi yayınlarda gülmece yazarlığını sürdürmüştür. Adnan Veli, abisi Orhan Veli Kanık'ın 1950 yılında vefatının ardından 1952 yılında “Orhan Veli” İçin isimli bir kitap derlemiştir. Bu kitapta şairin yaşamı, sanat anlayışı ve ölümünden sonra yapılan yorumlar ve yazılan makaleler yer almaktadır. Adnan Veli Kanık, 6 Aralık 1972 tarihinde İstanbul’da 56 yaşındayken vefat etmiştir. Eserlerinden bazıları arasında 1952 - Mahpushane Çeşmesi, 1956 - Sosyete, 1957 - Uçan Daireler, 1957 - Seçim Konuşmaları ve 1957 - Kaynana bulunmaktadır.

10 Aralık Doğum Günleri

İsmet Yılmaz

Politikacı

10 Aralık 1961

İsmet Yılmaz, 10 Aralık 1961 tarihinde Sivas'ın Gürün ilçesinde doğmuştur. Annesinin adı Turunç, babasının adı ise İbrahim Yılmaz'dır. Beş kardeşten biri olan İsmet Yılmaz, eğitim hayatına İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik Yüksek Okulu'nda başlamış ve 1982 yılında buradan mezun olmuştur. Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1987 yılında mezun olmuş, 1990 yılında İsveç Malmö Dünya Denizcilik Üniversitesi'nde 'Gemi İşletmeleri Teknik Yönetimi' alanında yüksek lisans yapmıştır. 2002 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Özel Hukuk alanında yüksek lisansını tamamlamış ve Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde doktorasını bitirmiştir. Yılmaz, 20 yıl boyunca kamuda ve özel sektörde mühendis ve müşavir avukat olarak çalışmıştır. 2002-2007 yılları arasında Denizcilik Müsteşarlığı görevini yürütmüştür. 2007 yılında Ulaştırma Bakanı olarak atanmış, ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı görevine getirilmiştir. 2011 yılında Sivas'tan AK Parti milletvekili olarak seçilmiş ve 61. Hükümette Millî Savunma Bakanı olmuştur. 2015 yılında tekrar milletvekili seçilen Yılmaz, TBMM Başkanı olarak da görev yapmıştır. 2015-2016 yılları arasında Milli Savunma Bakanı, ardından Milli Eğitim Bakanı olarak atanmıştır. Halen aktif siyasette yer almaktadır. Evli ve üç çocuk babasıdır.

Cesar Franck

10 Aralık 1822

Cesar Franck, 10 Aralık 1822 tarihinde Belçika'nın Liège şehrinde doğmuş, 8 Kasım 1890 tarihinde Paris, Fransa'da hayatını kaybetmiş bir Belçikalı-Fransız orgcu ve bestecidir. Romantik müziğin önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Franck, müzik kariyerine Liege Konservatuarı'nda piyano eğitimi alarak başlamıştır. 1834 yılında Aix ve Brüksel'i kapsayan bir konser turnesine çıkmış, ardından Paris'e gönderilmiştir. Paris'te ünlü besteci Anton Reicha'dan ders almış ve burada birçok ödül kazanmıştır. 1840 yılında önemli üç trio besteleyerek dikkat çekmiş, bu trioları Franz Liszt de beğenmiştir. Bu dönemde 'Çiftlik Kahyası', 'Hulda' ve 'Ghisella' gibi deneme operaları yazmış, geçimini sağlamak için piyano öğretmenliği yapmıştır. 1848 yılında Desmousseaux adlı bir aktörün kızıyla evlenmiştir. 1851 yılında Saint-Jean-Saint-François Kilisesi'nin, 1858 yılında ise Sainte-Clotilde Kilisesi'nin orgcusu olmuştur. 1872 yılında Paris Konservatuarı'na org profesörü olarak atanmış ve burada birçok ünlü bestecinin yetişmesine katkıda bulunmuştur. 1890 yılında geçirdiği bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Eserleri arasında 'Üç Motet', 'Messe a Trioix Voix', 'Trois Offertoires', 'Panis Angelicus', 'Redemption', 'Les Eolides', 'Psyche', 'Piyano ve Yaylı Çalgılar İçin Fa Minör Beşli', 'Re Majör Yaylı Çalgılar Dörtlüsü', 'Keman ve Piyano İçin La Majör Sonat', 'Six Pieces', 'Triois Pieces', 'Trois Chorals', 'Prelude Choral ef Fugune' gibi önemli eserler bulunmaktadır.

Gamze Taşcıer

Politikacı

10 Aralık 1982

Gamze Şengel Taşcıer, 10 Aralık 1982 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Babası astsubay emeklisi, annesi ev hanımıdır. İki kız kardeşi bulunmaktadır. 2004 yılında Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Mamak'ta serbest eczacılık yapmıştır. Siyasetle ilgilenmeye 1999 yılında CHP Etimesgut İlçe Gençlik Kolunda aktif görev alarak başlamıştır. 2004, 2007 ve 2009 yıllarında yapılan yerel ve genel seçimlerde çeşitli görevlerde bulunmuştur. 2011 genel seçiminde Ankara 1. Bölge 14. sıra Milletvekili adayı olmuş, 2014 yılında Keçiören İlçesi Geçici Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. 2016 ve 2018 yıllarında yapılan CHP Kurultaylarında Parti Meclisi üyesi seçilmiştir. 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan seçimlerde CHP'den Ankara 1. Bölge 5. sıra Milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda hamile iken yemin eden ilk Milletvekili olma özelliğini taşımaktadır. Kadın ve çocuk hakları, sosyal güvenlik, sağlık ve ilaç politikaları üzerine çalışmalar yapmış, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi olarak görev almıştır. 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerde tekrar milletvekili seçilmiş, 1 Kasım 2018 tarihinde yapılan seçimlerde de CHP'den Ankara 1. Bölge 9. sıra Milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. 2011 yılında Ali Mert Taşcıer ile evlenmiş ve bu evlilikten Bahar (2013) ve Nehir (2018) adında iki kızı olmuştur. 14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan Türkiye cumhurbaşkanlığı ve 28. dönem milletvekili seçimleri için tekrar CHP'den Ankara 1. Bölge 1. Sıradan Milletvekili Adayı olmuştur.

Oya İnci

Oyuncu

10 Aralık 1944

Oya İnci, 10 Aralık 1944 tarihinde dünya sahnesine adım atmış ve Türk tiyatrosunun parlayan yıldızlarından biri olmayı başarmıştır. 1979 yılında Devlet Tiyatroları’nda tiyatro serüvenine ilk adımını atan İnci, kariyerine 'Düğün ya da Davul' isimli bir ortaoyununda köylü kızı karakteriyle başlamıştır. Devlet Tiyatroları'ndan emekli olduktan sonra, sanat hayatına yeni bir soluk getiren Nedim Saban ile birlikte Tiyatro Kare'de çalışmalarına devam etmiş, 'Şen Makas' adlı oyunla en iyi kadın oyuncu ödülüne aday gösterilmiştir. Kariyeri boyunca Metin Serezli, Suna Keskin gibi Türk tiyatrosunun dev isimleriyle sahnelerde birlikte yer almış, birçok unutulmaz oyunda performans sergilemiştir. Oya İnci, sahne sanatlarıyla sınırlı kalmayıp zaman zaman televizyon ekranlarında da boy göstermiş, yemek tarifleri programlarına katılarak izleyicilere lezzetli tarifler sunmuştur. İki evlilik yapmış olan Oya İnci, bu süreçlerin ardından boşanmıştır ve bu birlikteliklerden iki oğlu bulunmaktadır. 1994 yılında 'Şehnaz Tango' adlı dizide Adiloş karakteriyle televizyon dünyasına adım atan sanatçı, 2003 yılında Tiyatrokare'nin 'Şen Makas' oyununda önemli bir rol üstlenmiştir. 2010 yılında 'Bu da Benim Ailem' adlı tiyatro oyununda sahne almış, ardından 2011 yılında 'SİNEK Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun!' isimli oyunda yer alarak sahne performansını sürdürmüştür. 2014 yılında 'Zengin Kız Fakir Oğlan' dizisinde Şevval karakteriyle televizyon kariyerine devam eden Oya İnci, yalnızca 35 kadar tiyatro oyununda rol alarak, Türk tiyatrosuna olan katkılarını artırmış ve izleyicilerinin kalbinde yer edinmiştir. Oya İnci, sahne üzerindeki etkileyici varlığı ve güçlü performanslarıyla Türk sanat dünyasında adından sıkça söz ettiren bir isim olmuştur.

Behiç Pek

10 Aralık 1957

Behiç Pek, 10 Aralık 1957 tarihinde İstanbul'un Samatya mahallesinde dünyaya gözlerini açtı. Genç yaşlarda eğitim hayatına Davut Paşa Ortaokulu'nda başlamış, ergenlik döneminin getirdiği yaratıcı tutkularla lisedeyken karikatür çizimine yönelmiştir. 1976 yılı, onun için bir dönüm noktası oldu; ilk karikatürleri Gırgır Dergisi’nde yayınlanmaya başlayarak, mizah dünyasına adımını attı. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nde eğitim alırken, sanat hayatını daha da ileriye taşımak amacıyla okuldan ayrılmayı tercih etti. Behiç Pek, kariyerine Gırgır Dergisi ve Fırt dergisinde karikatürist olarak devam etti; 1978 yılında Engin Ergönültaş’ın liderliğinde bir grup arkadaşıyla birlikte Mikrop adını taşıyan alternatif bir mizah dergisi yayınlamaya başladılar. Bu dergi toplamda 68 sayı çıktıktan sonra kapandı, ancak Pek’in mizah serüveni burada son bulmadı. Tekrar Gırgır Dergisi’ne geri döndü ve burada pek çok karikatür ve köşe yazısı kaleme aldı. Özellikle 'Muhlis Bey' ve 'Zalak Mahmut' isimli karakterleriyle geniş bir kitle tarafından tanındı. 1980’lerin ortalarında Fırt dergisinde 'Zarzalak Sayfası' adlı köşesinde Zalak Mahmut Ailesi’ni derinlemesine işleyerek okuyucularını güldürdü. 1989 yılında Dıgıl dergisinde çalışmaya başladı ve 1990’ların sonlarına doğru L-Manyak dergisinde 'Toros ile Hamile' başlıklı köşesini oluşturdu. 2001 yılında L-Manyak dergisinde 'Yönetmen İkram Abi ve Asistan Yaşar' adı altında yeni bir komedi serisi yarattı. Behiç Pek, 2020 yılına kadar Leman ve L-Manyak dergileri aracılığıyla okurlarına mizahi eserler sunmaya devam etti. Ayrıca, Kadıköy Belediyesi Karikatür Evi'nde çocuklar için düzenlenen karikatür atölyelerinde aktif olarak yer alarak, genç yeteneklerin gelişimine katkıda bulunmayı ihmal etmedi. 2007 yılında, 'Muhlis Bey ve yavlum mithat' adlı kitabını yayımlayarak, edebi kariyerine yeni bir soluk getirdi. Kariyeri boyunca Behiç Pek, sadece karikatürleriyle değil, aynı zamanda mizah anlayışıyla da toplumun gözünde önemli bir yer edinmeyi başardı. Onun eserleri, yalnızca eğlence değil, aynı zamanda düşündürücü birer sosyal yorum olarak da değerlendirilmektedir. Sanat ile mizahı harmanlayarak, okuyucularını her daim gülümsetmeyi başaran Pek, Türk mizahının vazgeçilmez simalarından biri haline gelmiştir.

9 Aralık Doğumlu Ünlüler Hakkında

9 Aralık tarihinde doğan 20 ünlünün biyografileri, aile bilgileri, boy-kilo ölçüleri ve daha fazlası. 6 oyuncu, 1 şarkıcı ve diğer ünlülerin doğum günü 9 Aralık. Tüm detayları Negiyer.com'da bulabilirsiniz.

9 Aralık tarihi Yay burcuna denk gelmektedir. Yay burcu insanları genellikle İyimser, Maceracı, Özgür ruhlu, Dürüst, Felsefi özellikleriyle bilinirler.

Yarın (10 Aralık) doğum günü olan 22 ünlü.

Sık Sorulan Sorular

9 Aralık tarihinde toplam 20 ünlü doğmuştur. Bunların 6 tanesi oyuncu, 1 tanesi şarkıcıdır.

Mehmet Ali Birand, Ayhan Güngör, Claude Louis Berthollet, Orhan Kural, Bora Cengiz gibi isimler 9 Aralık doğumludur.

9 Aralık tarihi ♐ Yay burcuna denk gelmektedir. Yay burcu insanları genellikle İyimser, Maceracı, Özgür ruhlu, Dürüst, Felsefi özellikleriyle bilinirler.

Aralık ayında doğan kişiler genellikle İyimser, Maceracı, Özgür ruhlu, Dürüst, Felsefi özellikleriyle bilinirler. Bu ay doğumlu ünlüler arasında Acun Ilıcalı, Beren Saat, Mehmet Günsür gibi isimler yer alır.

Aralık ayında doğan en ünlü kişiler arasında Acun Ilıcalı, Beren Saat, Mehmet Günsür, Tuba Ünsal, Tolga Sarıtaş gibi isimler yer almaktadır.

Aralık ayında kutlanan özel günler arasında Dünya AIDS Günü, Dünya Engelliler Günü, Yeni Yıl bulunmaktadır.

9 Aralık doğumlu ünlülerin yaşları, doğdukları yıla göre değişmektedir. Detaylı bilgilere her ünlünün kendi sayfasından ulaşabilirsiniz.

9 Aralık doğumlu ünlülerin biyografileri, doğum yerleri, aile bilgileri, kariyerleri, fiziksel özellikleri, başarıları ve sosyal medya hesapları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Her ünlü için özel olarak hazırlanmış fotoğraf galerileri ve hayat hikayeleri bulunmaktadır.

Aralık ayında kutlanan önemli günler arasında Dünya AIDS Günü, Dünya Engelliler Günü, Yeni Yıl bulunmaktadır. Bu özel günler ve o gün doğan ünlüler hakkında detaylı bilgi için ilgili bölümleri inceleyebilirsiniz.